• Haberler
  • Ekonomi
  • Akay'dan MHP Lideri Bahçeli'nin tarım vurgusuna destek

Akay'dan MHP Lideri Bahçeli'nin tarım vurgusuna destek

Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, Devlet Bahçeli'nin 14 Nisan'da Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısında yaptığı tarım ve çiftçiliğin bir ülke için milli mesele olduğuna yönelik ifadelerine katıldığını belirtti. Akay, üretimin en az güvenlik kadar önemli olduğuna vurgu yaparak 'Tarım çok önemli, milli bir mesele. Demek ki şeker pancarı da milli bir mesele' dedi.

Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Hunat TV’de Ankara Masası programında Genel Yayın Yönetmeni Kürşat Açıkgöz’ün sorularını yanıtladı. Akay, Devlet Bahçeli’nin 14 Nisan’da Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısında yaptığı konuşmayı “manifesto niteliğinde” olarak değerlendirdi. Akay, “Şimdi bu noktada şunu söylemem gerekiyor. Geçtiğimiz 14 Nisan 2026 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli meclis grubunda bir konuşma yaptı. Tarım ve çiftçilikle ilgili. Ben de sosyal medyamda paylaştım. Manifesto niteliğinde bir konuşma. Bütün cümleler can alıcı. Ve çiftçiliğin, tarımın ne kadar önemli olduğunu, bir ülke için ne kadar bir milli mesele olduğunu, yani işte silahlı kuvvetlerin görevliyse, köyde üretim yapan çiftçinin de görevinin aynı ölçüde değerli olduğunu, çok veciz cümlelerle anlattı, ben her bir cümlesine imzamı atarım. İşte bu şekilde sahip çıkılması lazım. Ama bunun orada konuşma noktasında kalmaması lazım. Herkesin bu manada sorumluluk üstlenmesi lazım. Ve bunun gereğini yerine getirmesi lazım. Muhtemelen Sayın Devlet Bahçeli zaten mecliste konuştuktan sonra da akabinde Türkiye'de de hep belli adımlar atılıyor. Tabii atılması gerekir. Ben şu anlayıştayım. Biz sorunları pek çok noktada dile getiriyoruz da bu Sayın Cumhurbaşkanımıza ne kadar ulaşıyor onu bilmiyoruz. Dursun Ataş vekilimiz ulaştırdı ama ne kadarını anlatabildiğini bilmiyorum işin doğrusu. Dolayısıyla bu kadar dünyanın sorunlar içerisinde elbette şeker sektörüyle de oturup Cumhurbaşkanımıza uğraşacak hali yok. Ama işte onun görevlendirdiği insanların bu sorumluluk, içerisinde, bu anlayış içerisinde ve burada Sayın Devlet Bahçeli'nin ifade ettiği o veciz cümleleri ışığında gereken gayreti göstermesi lazım. Ve bu konuya sahip çıkması lazım. Yani ne diyorum? Şeker pancarı Türkiye'nin vazgeçilmezi, stratejik bir ürün. Şeker pancarını çıkarırsanız Anadolu'da çiftçilik biter. Anadolu'da tarım biter. Tarım çok önemli, milli bir mesele. Demek ki şeker pancarı da milli bir mesele. Öyle değil mi? Yani bu açıdan bakıyorum ben ve ümit ediyorum inşallah ki Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Devlet Bahçeli’nin bu tür değerlendirmelerine çok dikkat ediyor, itibar ediyor ve onunla ilgili de gereğini yaptığını görüyoruz, inanıyoruz. İnşallah bu konuda da hızlı bir ilerleme kaydedilir diye ümit ediyorum” ifadelerini kullandı. 

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Nisan’da gerçekleştirdiği grup toplantısında Türk tarımına ilişkin şu ifadeleri kullandı: 

"Tarım, yarını da besleyen stratejik kudrettir"

Vatanımız emekle yaşatılan ekinle güçlendirilen, ekmek olup nimete dönüşen, evlatlarımıza geleceğe taşınan bir emanettir. İşte bu sebeple tarım meselesine basit bir sektör başlığı, dar bir ekonomik alan, sadece çiftinin gündemi veya piyasa dengeleriyle sınırlı bir faaliyet olarak bakamayız. Tarım, toprağın hayatla buluşma biçimidir. Tarım toplamda toprağın milletin sofrasına ulaşma şeklidir. Tarım, nasibin devlet aklıyla birleşmesidir. Tarım, milletin yalnız bugününü değil, yarını da besleyen stratejik kudrettir.

Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu işgal değildir. Dışa bağımlı hale gelen millet diz çökmüş demektir. Çiftçisini tarlasını terk etmişse, köylüsü bağını dağıtmışsa, devlet üreticisini kaybetmişse, diz çökmüş, çocuklarının sofrasını başkasının denetimine bırakmış demektir. Kaşığını başkasının doldurmasına, karnının başkasının doyurmasına izin veren devlet hür değildir. Bu nedenle gıda güvenliği doğrudan doğruya bir milli egemenlik, bir milli beka meselesidir. Tarım meselesi ertelenebilecek bir yatırım kalemi değildir. Gıda güvenliği bir politika başlığı değildir.

"Bugün tohumunu kim üretiyorsa savaşın galimi odur"

Savaş sadece tankla, tüfekle, füzeyle yürütülmez. Savaş bazen tedarik zincirinin kırılmasıyla, bazen boş market saflarıyla, bazen kepenk indiren esnafla, bazen kapatılan pazar tezgahıyla olur. Bugün tohumunu kim üretiyorsa savaşın galimi odur. Bugün bir milletin sofrasına gelen aşı kim kaynattıysa savaşın galibi odur.

"Tarım milli mukavvemettir"

Kendi kendine yetebilen bir ülke olmak düş değildir. Kadere emanet edilmiş bir dua değildir. Hamasi bir dilek hiç değildir. Bugün üretilebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmak, jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik tarihi bir haysiyet meselesidir. Bugün dünyamızın içinden geçtiği kaotik dönemde iklim baskılarının arttığı, su krizlerinin büyüdüğü, tarımsal üretimin jeopolitik bir silaha dönüştürülebildiği, lojistik hatlarının kırılganlaştığı, biyoteknolojik müdahalelerin ve denetimsiz gıda dolaşımının çoğaldığı bir vasatta tarıma sadece ekonomik verim meselesi olarak görmek basiretsizliktir. Tarım milli mukavvemettir. Tarım yarınlarımızı bugünden koruma iradesidir. Tarım tam bağımsız büyük ve güçlü Türkiye'dir. Türk milleti kriz anında kapı kapı dolaşacak başkasının lütfuyla yaşayacak yardım eli uzanmasını bekleyecek bir millet değildir.

"Nerede gayrimeşru bir kazanç alanı varsa derhal devlet eliyle kapatılmalı"

Kara toprağa terini katık edip soframıza nimet ulaştıran çiftçimizi ve köylümüzü ezdirmemek de elbette bize düşecektir. Hem çiftçimizin alın terine hem helal soframız için kesemizden çıkan kazancımıza göz dikenlere de göz açtırmamalıyız. Tarımsal üretim alanında milletin emeği ve alın teri üzerinde haksız kazanç devşirerek kar maksimizasyonu hedefleyen fırsatçıları tek tek belirlemeli ve nerede gayrimeşru bir kazanç alanı varsa derhal devlet eliyle kapatılmalıdır.

Güvenli gıda meselesi

Tarım aynı zamanda nesillerimizin beden ve zihin sağlığını ilgilendiren milli bir meseledir. Bugün GDO'lu gıdalar, denetimsiz üretim biçimleri, tedarik zinciri bozulmuş gıdalar, kimyasal yoğunluk, sağlıksız tüketim kalıpları ve ithalata dayalı beslenme alışkanlıkları, Türk evlatlarının bedeline ve ruhuna yönelmiş en büyük tehlikedir. Gıda güvenliği kadar güvenilir gıdaya ulaşma konusu da son derece önemlidir. Güvenilir gıdaya erişim konusu Türk milletinin yarını hangi bünyeyle, hangi dirençle, hangi şuurla taşıyacağının meselesidir. Çocuklarımızın sofrasını korumak, geleceğimizi korumaktır.

 

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme