• Haberler
  • Ekonomi
  • Daylak: Plastik sektörü gelişmeye açık ve geleceği olan bir alan

Daylak: Plastik sektörü gelişmeye açık ve geleceği olan bir alan

DayPlas Plastik, 31 yıllık sektör tecrübesiyle plastik kalıp ve üretim alanında medikal, otomotiv, savunma sanayi ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Plastik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Daylak, bu alanın gelişmeye açık ve sürdürülebilir bir sektör olduğunu belirtti. İş ortakları ile büyüme anlayışı içinde olduklarını söyleyen Daylak, sektördeki en büyük sorun olarak kalifiye personel eksikliğine dikkat çekti.

DayPlas Plastik, 31 yıllık sektör tecrübesiyle Türkiye’de plastik kalıp ve üretim alanında önemli bir noktaya geldi. Medikal, otomotiv, savunma sanayi ve mobilya gibi farklı sektörlerde iş ortaklıklarıyla faaliyet gösterdiklerini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Daylak, “Bizim anlayışımız iş ortaklarımızla birlikte büyümek. Bu yaklaşım sayesinde firmamız farklı sektörlerde büyümeye devam etti” dedi.  Ayrıca, sektördeki en büyük sorun olarak kalifiye personel eksikliğine dikkat çeken Daylak, plastik sektörünün gelişmeye açık ve geleceği olan bir alan olduğunu ifade etti. 

“Farklı sektörlerde üretim yapıyoruz”

Çeşitli sektörlerde önemli iş birlikleri yaptıklarını belirten Daylak, medikal sektöründe hastanelerde kullanılan sedyeler ve çeşitli medikal ekipmanların plastik parçalarını ürettiklerini dile getirdi. Otomotiv, savunma sanayi ve mobilya sektörlerinde de faaliyet gösterdiklerini söyleyen Daylak, “Biz bu sektörde hiçbir işi tek başımıza yapmaya kalkmadık. Bu yaklaşım sayesinde birçok farklı sektörde yer alma fırsatı bulduk. Örneğin Türkiye’nin en büyük üçüncü medikal yatak üreticilerinden biriyle çalışıyoruz. Hastanelerde gördüğünüz sedyeler ve birçok medikal ekipmanın plastik kısmını biz üretiyoruz. Metal kısımlar ise Sivas’ta üretilip montajlanıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik bir alanda bu üretim gerçekleştiriliyor. Bunun dışında otomotiv, savunma sanayi ve mobilya sektörlerinde de faaliyet gösteriyoruz. Ancak her sektörde iş ortaklarımızla birlikte ilerliyoruz. Biz hiçbir zaman ‘Ürünü biz yapalım, pazarlayalım ve kazancı tek başımıza alalım’ anlayışında olmadık. Böyle bir yaklaşımımız da olmayacak. Bu iş birliği kültürü sayesinde firmamız farklı sektörlerde büyümeye devam etti” dedi.

“Kalıpçılık seri üretimin temelidir”

Kalıpçılık sektörünün çoğu zaman yeterince bilinmediğini belirten Daylak, günlük hayatta kullanılan birçok ürünün kalıp yöntemiyle üretildiğine dikkat çekerek; “İnsanların günlük hayatlarında kullandıkları birçok ürün kalıp yöntemiyle üretilir. Evinizde kullandığınız kaplardan su şişelerine, bindiğiniz aracın parçalarından cep telefonlarına kadar pek çok ürün kalıp teknolojisi sayesinde üretiliyor. Bu nedenle kalıpçılık modern üretimin en önemli unsurlarından biridir” diye konuştu.

“Yurt dışından gelen ürünleri Türkiye’de üretmeye başladık”

Bugüne kadar elde ettikleri en önemli başarılardan birinin yurt dışından gelen bazı ürünlerin Türkiye’de üretilebilmesini sağlamak olduğunu belirten Daylak, “Yaptığımız işin her zaman arkasındayız. Kayseri başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde müşterilerimiz var. Kayseri’de ve Organize Sanayi Bölgesi’nde ciddi bir itibara sahibiz. Türkiye genelinde de güçlü bir güven kazandığımızı düşünüyorum. En büyük başarımız, tedarikçilerimize verdiğimiz hizmettir. Örneğin eskiden yurt dışından getirilen birçok ürünü artık Türkiye’de üretebiliyoruz. Mesela bazı kasklar Çin’den geliyordu. Biz şu anda yaklaşık 20 çeşit traktörün yedek parçasını üretiyoruz. Daha önce bu ürünler Çin gibi ülkelerden temin ediliyordu. Artık Türkiye’de üretilebiliyor. Bunun dışında üzerinde çalıştığımız daha büyük projeler de var. Örneğin topraksız tarım alanında bir projemiz bulunuyor. Yakın zamanda bunu da herkes duyacak ve görecek. Sürekli yeni projeler geliştiriyor, araştırmalar yapıyoruz” dedi.

“Sektörün en büyük sorunu kalifiye personel”

Sektörde karşılaşılan en büyük sorunlardan birinin yetişmiş personel eksikliği olduğunu belirten Daylak, “En büyük sorunlarımızdan biri eğitim. Mevcut 4+4+4 sisteminin sanayi sektörüne uygun olmadığını düşünüyorum. Çünkü kalifiye personel bulmakta ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Gençler 18–22 yaşına kadar okumaya yönlendiriliyor, ardından meslek sahibi olmaları bekleniyor. Ancak herkes üniversite okumak zorunda değil. İnsanların yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerekiyor. Bugün milyonlarca üniversite mezunu iş bulmakta zorlanıyor. Bu durum sanayi sektöründe de kalifiye eleman eksikliğine yol açıyor. Mevcut yetişmiş personel de bu eksikliği fırsata çevirebiliyor” dedi.

“Hedefimiz üretim alanını büyütmek”

Plastik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Daylak, bu alanın gelişmeye açık ve sürdürülebilir bir sektör olduğunu belirtti. Günümüzde birçok alanda plastik kullanımının arttığını ifade eden Daylak, özellikle otomotiv sektöründe plastik kullanım oranının oldukça yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. DayPlas’ın geleceğe yönelik hedeflerine de değinen Daylak, mevcutta 4 bin metrekare kapalı alanda üretim yaptıklarını belirterek; “Plastik sektörü aslında sonsuz bir sektör. Her yıl kendini geliştirerek büyüyor. Günümüzde birçok alanda ahşap yerine plastik kullanılmaya başlandı. Çünkü üretimi ve işlenmesi kolay bir malzeme. Petrol var olduğu sürece plastik sektörü de var olmaya devam edecek. Şu anki en büyük hedefimiz ayakta kalmak. Ekonomik şartlar oldukça zor. Bu süreçte kimseye zarar vermeden yolumuza devam etmek istiyoruz. Şu anda 4 bin metrekare kapalı alanda üretim yapıyoruz. Bunu en az 10 bin metrekareye çıkarmayı hedefliyoruz. Ancak bunun önündeki en büyük engel yine personel sıkıntısı. İstediğiniz kadar makineniz ve sermayeniz olsun, çalışacak insan yoksa büyümek zorlaşıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 yıl için çok agresif bir büyüme planımız yok. Dünya ve ekonomi dengesi biraz daha oturduktan sonra daha büyük hedefler koyacağız” diye konuştu. 

“En büyük sermayemiz emeğimiz oldu”

Markalaşma sürecine de değinen Daylak, emek ve kaliteli üretimle markalaştıklarını belirtti. Müşteri tavsiyelerinin kendileri için en büyük referans olduğunu söyleyen Daylak, “Markalaşma için büyük sermayeler harcamadık. En büyük sermayemiz emeğimiz oldu. Yaptığımız işin kalitesi bizi markalaşma yoluna götürdü. Bugün bir müşteri bizimle çalışmaya karar verdiğinde ‘Acaba yapabilirler mi?’ diye düşünmez. Çünkü bize gelen müşterilerin çoğu tavsiye üzerine geliyor. Bizim en büyük hedefimiz zaten müşteri tavsiyesiydi. Bugün yaptığımız işlerin yüzde 80–90’ı kendi kalıbımız, kendi üretimimiz ve kendi müşteri portföyümüz üzerinden ilerliyor. Artık piyasada sadece kalıp üretmek yerine, kalıbını yaptığımız ürünlerin üretimini de yaparak müşterilerimize tam profesyonel bir hizmet sunmaya odaklanıyoruz” şeklinde sözlerini noktaladı. 

 

 

 

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme