- Haberler
- DİJİTAL KÖYÜN DEDİKODUCULARI
DİJİTAL KÖYÜN DEDİKODUCULARI
Bilgi çağındayız, evet.Ama doğrusu şu ki bu çağ aynı zamanda 'yanlış bilgi çağı' olarak adlandırılmalı.
Bilgi çağındayız, evet. Ama doğrusu şu ki; bu çağ aynı zamanda “yanlış bilgi çağı” olarak adlandırılmalı. Sosyal medyayı, Marshall McLuhan’ın kavramıyla “küresel köy” kabul edersek, bu köyün en hareketli kahvesinde sürekli dedikodu döndüğünü de kabul etmemiz gerekir.
Dedikodunun modern versiyonu: Dezenformasyon
Bugün X, Facebook, TikTok ya da Instagram fark etmiyor; her platform, bir tür “gerçeklik pazarı” gibi..
Tezgahlarda türlü türlü bilgi var... Kimisi taze, kimisi çürük, kimisi ise baştan aşağı uydurma. Maalesef çoğu kullanıcı, bu pazarın girişinde kalite kontrol yapmadan sepete dolduruyor.
İşin ironik tarafı, yanlış bilginin doğruya kıyasla daha cazip olması. Bir köy dedikodusunu düşünün, kimse “Mehmet dün marketten ekmek aldı” diye konuşmaz.
Ama “Mehmet aslında uzaylıymış” söylentisi köyün meydanında anında yayılır. Sosyal medyada da durum tam olarak böyle. Yalan, eğlenceli bir kılığa bürünür; gerçek, sıkıcı bulunur.
Dezenformasyonun tehlikesi yalnızca bireysel yanılgılarda değil, toplumsal algı operasyonlarında gizlidir.
Bir seçim döneminde üretilen sahte haberler, bir kriz anında dolaşıma sokulan yanlış fotoğraflar ya da montaj videolar, toplumun güven duygusunu alt üst eder.
Bu noktada Hannah Arendt’in meşhur sözü akla geliyor: “Hakikat, yalana göre her zaman daha savunmasızdır.”
Ama işin trajikomik tarafı şu; Dezenformasyona inananlar genellikle kendini “uyanık” sanır. Oysa tam tersine, dezenformasyonun büyüsüne kapılan kişi en kolay yönlendirilen kişidir. Kısacası, sosyal medya çağında hepimiz ya “eleştirel düşünür” olacağız ya da “algı tüketicisi.”
Çözüm? Öncelikle dijital okuryazarlık...
Yani, her gördüğünü paylaşmayan, her duyduğunu doğru kabul etmeyen, doğrulama mekanizmalarını bilen bir kullanıcı profili. İkinci olarak, sosyal medya platformlarının daha fazla sorumluluk alması şart. Algoritmalar sadece ilgi çekici olanı değil, doğru bilgiyi de öne çıkarmalı.
Sonuçta, küresel köyün dedikoducularına karşı yapabileceğimiz en iyi şey, doğruyu savunmanın sabırlı bir iş olduğunu kabul etmek. Çünkü yalanın koştuğu yerde, hakikat ağır adımlarla yürür. Ama unutmayalım ki her yarışın kazananı hız değil, kalıcılıktır.
Bakmadan Geçme