Diyetisyen Demircan uyardı! Gece uyanıp yiyorsanız risk altındasınız
Gece saatlerinde artan yeme isteği ve düzensiz beslenme alışkanlıkları, önemli bir sağlık sorununa işaret edebiliyor. Diyetisyen Deniz Demircan, son dönemde yaygınlaşan 'gece yeme sendromu'na dikkat çekerek, bu durumun yalnızca bir alışkanlık değil, psikolojik ve fizyolojik nedenlere dayanan ciddi bir yeme bozukluğu olduğunu vurguladı.
Diyetisyen Deniz Demircan, son dönemde sıkça karşılaşılan gece yeme sendromuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Demircan, gece yeme sendromunun yalnızca bir beslenme alışkanlığı değil, aynı zamanda psikolojik ve fizyolojik nedenlere dayanan bir yeme davranışı bozukluğu olduğuna dikkat çekerek; “Gece yeme sendromu, duygu durum bozukluğunun tetiklediği, akşamları aşırı besin tüketimi, sabahları tok olarak uyanma ve uykusuzluk ile oluşan yeme davranışı bozukluğudur. Gece yeme sendromunun arkasında fizyolojik ve psikolojik nedenler olabilir. Uyku düzensizliği, depresyon, anksiyete, psikolojik sorunlar, diyabet, obezite, düzensiz beslenme alışkanlıkları gece yeme sendromuna neden olabilir. Sabahları iştahınız olmuyorsa, gün içinde az miktarda yemek yiyorsanız, günlük kalori ihtiyacının yüzde 25 ve daha fazlası akşam yemeğinden sonra gideriliyorsa, haftada 3-4 gece uykudan uyanarak yemek yeme ihtiyacı hissediliyorsa ve uykusuz kalınıyorsa sizde yeme bozukluğu belirtisi olabilir” dedi.
“Gün içinde dengeli ve yeterli beslenin”
Gece yeme sendromunun önüne geçmek için gün içerisinde dengeli ve yeterli beslenmenin önemine değinen Demircan, “Gece yeme sendromunu önlemek için gün içerisinde yeterli ve dengeli beslenilmeli. Gece yeme sendromuna sahip kişiler geceleri çoğunlukla yüksek şeker ve yağ içeriği olan yiyecekleri tüketmekteler. Patates, pirinç, börek ya da tatlı gibi basit şeker içeren karbonhidratlardan uzak durulmalı, bunun yerine tam tahıllı ekmekler, kepekli makarna ya da bulgur tüketilmelidir. Yatmadan iki-üç saat önce ara öğün yapılmalıdır. Ara öğün protein ve karbonhidrat içeriği bakımından dengeli olmalıdır. Ara öğün alternatifi olarak bir porsiyon meyve ve bir su bardağı ayran, bir dilim beyaz peynir ve bir adet galeta tercih edilebilir” ifadelerini kullandı.
Uyku ve stres faktörü göz ardı edilmemeli
Uyku kalitesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Demircan, özellikle yatmadan önce kafein tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini ifade ederek; “Yeme isteğinin devam etmesi sonucunda domates, salatalık veya mevsim yeşillikleri tüketilebilir. Bu besinler lif oranı yüksek olduğundan midede tokluk hissini arttırmaya yardımcı olmaktadır. Uyku kalitesini arttırmak uyanıp yemek yeme sorununun önüne geçmemizde yardımcı olmaktadır. Uyku kalitesini etkileyen faktörler arasında kafein tüketimi de vardır. Uyumadan önce kafein tüketimine dikkat edilmelidir. Egzersiz yapmak iştah metabolizmasını düzenleyerek iştahın birdenbire artmasını engellemektedir. Stresten uzak durulmalıdır” diye konuştu.
Bakmadan Geçme