Hilmi Şanlı'dan eş durumu tayinleri için acil düzenleme çağrısı
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, kamu çalışanlarının uzun süredir gündeminde olan tayin, aile birliği ve çalışma koşullarına ilişkin sorunları Hunat TV ekranlarında değerlendirdi. Özellikle eş durumu tayinlerinde yaşanan sıkıntıların aile yapısını doğrudan etkilediğini belirten Şanlı, çözüm için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunarak eş tayinleriyle ilgili düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini istedi.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Hunat TV’de yayınlanan Açık Açık Konuşalım programında Serap Kayhan ve Hidayet Dikilitaş’ın sorularını yanıtladı. Din görevlileri başta olmak üzere kamu çalışanlarının yaşadığı eş durumu tayini sorununa dikkat çeken Şanlı, aile bütünlüğünün anayasal bir hak olduğunu da vurgulayarak; “Tabii ki ailelerin birleşmesi anayasal bir haktır, bunu hepimiz biliyoruz. Nitekim dün Sayın Cumhurbaşkanımızın aile ve özellikle üç çocuk konusundaki açıklamalarını da gördük. Geçmişte ‘üç çocuk’ vurgusu yaptıklarını ve bugün ne kadar haklı olduklarının ortaya çıktığını ifade ettiler. Bu noktada Cumhurbaşkanımıza katılıyor, hak veriyoruz. Ancak memuriyete baktığımızda tablo aynı mı? Maalesef hayır. Anadolu’nun bir çocuğu okuyor, emek veriyor ve sonunda ya memur oluyor ya da özel sektörde çalışmak zorunda kalıyor. Herkesin ticaret yapma imkânı yok; sermayesi de yok. Neticede memur olan vatandaşlarımız 3+1 sistemine tabi tutuluyor. Yani evliyseniz, üç yıl boyunca eşinizden ayrı kalmak zorunda kalıyorsunuz. Bu üç yılın ardından kadroya geçiliyor ve ancak o zaman eş durumu tayini mümkün olabiliyor” dedi.
“Eş durumu göz ardı edilerek yapılan atamalar ciddi mağduriyetlere yol açıyor”
Memurların üç yıl boyunca eşlerinden ayrı kalmak durumunda bırakıldığını ve atamaların ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyleyen Şanlı, “Benzer durum görevde yükselme süreçlerinde de yaşanıyor. Bir üst kadroya atanmak istediğinizde, ‘sizi ihtiyaç duyulan yere göndeririz’ deniliyor ve çoğu zaman eş durumu dikkate alınmıyor. İnsanlar mecburen bunu kabul ediyor. Çünkü kimse başladığı görevde kalmak istemez, herkes ilerlemek, kendini geliştirmek ister. Müdür olmak ister şef olmak ister imam, müezzin ya da vaiz olmak ister. Ancak bu süreçlerde eş durumu göz ardı edilerek yapılan atamalar ciddi mağduriyetlere yol açıyor” diye konuştu.
“Üç yılda duygusal bağlar zayıflayabiliyor, ekonomik açıdan ciddi kayıplar yaşanıyor”
Üç yılın aileler açısından oldukça uzun bir süre olduğuna dikkat çeken ve bu durumun hem duygusal hem de ekonomik sorunları beraberinde getirdiğini söyleyen Şanlı, “Üç yıl bir aile için çok uzun bir süredir. Bu süreçte eşler birbirinden uzak kalıyor, duygusal bağlar zayıflayabiliyor. Ekonomik açıdan da ciddi kayıplar yaşanıyor. Çocuk sahibi olmayı düşünen aileler ise bu şartlar nedeniyle kararlarını ertelemek zorunda kalıyor. Çünkü eşler bir arada değil çocuk olduğunda bakım sorumluluğu ciddi bir sorun haline geliyor. Bu nedenle eş durumu tayinlerinin, ilk atama dahil olmak üzere bekletilmeden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sendika olarak, Türk Diyanet Vakıf-Sen adına Cumhurbaşkanımızın aile vurgusunu destekliyor, üç çocuk hedefini önemsiyoruz. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için gerekli şartların da devlet tarafından oluşturulması gerekiyor. Çünkü bu sadece bir temenni değil, aynı zamanda anayasal bir haktır. En azından becayiş hakkının genişletilmesi gibi ara çözümler üretilebilir. Örneğin Kayseri’de görev yapan bir personel, Bursa’daki bir personelle karşılıklı yer değiştirebilmelidir. Bu tür uygulamalar mağduriyetleri önemli ölçüde azaltacaktır” dedi.
“Eş durumu tayinleri tüm kamu kurumlarında yaşanan ortak bir sorundur”
Sorunun yalnızca Diyanet teşkilatına özgü olmadığını, tüm kamu kurumlarında yaşandığını belirten Şanlı, Türkiye Kamu-Sen olarak konuyu her platformda gündeme getirdiklerini ve çözüm talep ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunan Şanlı, eş durumu tayinleriyle ilgili düzenlemelerin hayata geçirilmesini isteyerek sözlerini şöyle noktaladı: “Unutulmamalıdır ki eş durumu tayinleri sadece Diyanet veya vakıflar özelinde değil, tüm kamu kurumlarında yaşanan ortak bir sorundur ve adeta kanayan bir yaradır. Türkiye Kamu-Sen olarak da toplu sözleşmeler başta olmak üzere her platformda bu sorunu dile getiriyor ve çözüm talep ediyoruz. Buradan bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanımıza çağrıda bulunuyoruz. Eş durumu tayinleriyle ilgili düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Sahada yaşanan örnekler de sorunun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Bursa’da görev yapan bir imam arkadaşımız ile Yozgat’ta Kur’an kursu öğreticisi olan nişanlısı, sadece bu uygulama nedeniyle bir araya gelememiştir. Aileler dahi ‘aynı şehirde birleşirseniz evliliğe izin veririz’ şartı koyarken, mevcut sistem buna imkân tanımamaktadır. Bu nedenle nişanlı çiftler ayrılmak zorunda kalmaktadır. Tüm bu yaşananlar, eş durumu tayinleri konusundaki mağduriyetin ne kadar acil ve önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Bu sorunun bir an önce çözülmesi gerekmektedir.”
Bakmadan Geçme