Hilmi Şanlı: Memur enflasyon karşısında korunamıyor, Eşel Mobil şart
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Hunat TV ekranlarında memur maaşları, toplu sözleşme süreci ve enflasyon karşısında yaşanan kayıplara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mevcut sistemin memurları enflasyon karşısında koruyamadığını belirten Şanlı, refah payı ve Eşel Mobil Sistemi'nin yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Hunat TV ekranlarında yayınlanan “Açık Açık Konuşalım” programında Serap Kayhan ve Hidayet Dikilitaş’ın sorularını yanıtladı. Şanlı, toplu sözleşme süreci, memur maaşları ve enflasyon karşısında yaşanan kayıplara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Kamu-Sen olarak 8. toplu sözleşme sürecine mevcut rakamlarla gitmediklerini belirten Şanlı, devlet memurlarının ekonomik verileri okuyabilen ve geleceğe dair öngörülerde bulunabilen bir kesim olduğunu vurguladı. Türkiye Kamu-Sen’in AR-GE çalışmalarıyla 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin taleplerini bilimsel veriler ışığında belirlediğini ifade eden Şanlı, “Şimdi tabii, Türkiye Kamu-Sen olarak biraz önce de ifade ettiğim gibi, 8. toplu sözleşme masasına giderken biz bu rakamlarla gitmedik. Çünkü devlet memuru dediğiniz kesim, aslında devleti idare eden kesimdir. Devletin yılda ne kadar vergi toplayacağını, enflasyonun ne olacağını ve geleceğe dair mali öngörüleri yapabilecek bilgiye sahiptir. Dolayısıyla bizim AR-GE’miz de Türkiye Kamu-Sen’in AR-GE’si de bu verileri görmüş, analiz etmiş ve buna göre 2026 ve 2027 yılları için taleplerini ortaya koymuştur. Nitekim Türkiye Kamu-Sen’in bu taleplerinin ne hikmetse çoğu zaman haklı çıktığını da görüyoruz. Şunu özellikle ifade etmek gerekir. Sendikalar sosyal muhalefet yapabilmelidir. Özellikle yetkili sendika bu sosyal muhalefeti güçlü bir şekilde yaparsa, memurlar enflasyon karşısında ezilmez. Ancak mevcut toplu sözleşme sistemi ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu oldukça antidemokratik bir yapı içermektedir. Bu kanuna göre toplu sözleşme masasına üç büyük konfederasyon oturuyor Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve Kamu-İş. Fakat imza yetkisi yalnızca yetkili konfederasyona ait. Peki Türkiye’de kaç memur var? Yaklaşık 4,5 ila 5 milyon memur bulunuyor. Yetkili konfederasyonun üye sayısı ise yaklaşık 1 milyon. Geriye kalan 4 milyon memurun hakkı ne olacak? Tek bir konfederasyonun imzası ile alınan kararlar, tüm memurları bağlamaya devam ediyor. Bu durumda memurların enflasyonun altında zam alması da kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen olarak 4688 sayılı kanunun bir an önce değiştirilmesini istiyoruz. Toplu sözleşme masasında temsil ediliyorsak, bizim de imza yetkimiz olmalı ve daha geniş söz hakkına sahip olmalıyız. Aynı şekilde diğer konfederasyonlar da bu yetkiye sahip olmalı ki ortak bir baskı oluşturulabilsin. Çünkü tek yetkili sendika olduğunda, o sendikayla kapalı kapılar ardında anlaşmalar yapılabiliyor ve ertesi gün tüm memurları bağlayan kararlar alınabiliyor” dedi.
“Aldığımız zam daha yılın ilk aylarında eridi”
Hükümetin 2026 yılı için yüzde 16 zam hedefi belirlediğini hatırlatan Şanlı, yılın ilk dört ayında enflasyonun yüzde 14,64’e ulaştığını ve alınan zammın kısa sürede eridiğini vurguladı. Eşel Mobil Sistemi’nin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Şanlı, “Biz aslında bu süreci önceden öngörüyorduk. Hükümet 2026 yılı için yüzde 16 zam hedefi koymuştu. Ancak bunun yüzde 11’lik kısmı ilk altı ay için verildi, üzerine de 1000 lira seyyanen zam eklendi. Bugün geldiğimiz noktada, ocak, şubat, mart ve nisan aylarını geride bıraktık. Yani ilk dört ayda gerçekleşen enflasyon yüzde 14,64 oldu. Peki biz ne aldık? Yüzde 11 zam aldık. Aradaki fark doğrudan enflasyon farkı olarak ortaya çıktı. Yani aldığımız zam daha yılın ilk aylarında eridi. Türkiye Kamu-Sen olarak şunu açıkça ifade ediyoruz enflasyon oranında yapılan artışa zam demiyoruz. Bu, sadece kaybın telafisidir. Gerçek zam, enflasyonun üzerinde yapılan artıştır. Bu nedenle enflasyonun üzerine en az 3-4 puan refah payı verilmesini talep ediyoruz. Bugün baktığımızda, ilk dört ayda oluşan yüzde 14,64’lük enflasyon karşısında aldığımız zammın tamamen eridiğini görüyoruz. Bu şartlar altında memur sürekli geriye gitmektedir. Bu nedenle ‘Eşel Mobil Sistemi’nin yeniden hayata geçirilmesini istiyoruz. Geçmişte Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olduğu dönemde, toplu sözleşme değil toplu görüşme yapılmasına rağmen bu sistemi kabul ettirmiştik. Bu sistemde her ay açıklanan enflasyon oranı, refah payıyla birlikte doğrudan maaşlara yansıtılıyordu. Bu sayede memur hiçbir zaman enflasyon karşısında ezilmiyordu. Biz o dönemde güçlü bir sosyal muhalefet yapabiliyor, taleplerimizi net şekilde ortaya koyabiliyorduk. Çünkü gücümüzü üyelerimizden alıyorduk. Sendikaların gücü, üye sayısından gelir başka yerlerden değil. Bu noktada memurlara da bir çağrıda bulunmak gerekiyor. Yetkiyi kime verdiyseniz, hakkınızı da ondan talep etmelisiniz. Yılın ilk dört ayında yüzde 14,64 enflasyon karşısında eziliyorsak, bırakın refah payını, aldığımız zam bile birkaç ay içinde erimişse bunun hesabı sorulmalıdır. Biz Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak refah payı ve Eşel Mobil Sistemi taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Her ay enflasyon açıklandığında bu taleplerimizi yinelemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Bayram yaklaşırken memurlar unutulmamalıdır”
Bayram ikramiyesi konusuna da değinen Şanlı, memurların bu haktan yararlanamadığını belirterek Cumhurbaşkanı ve hükümete çağrıda bulundu. Ramazan ve Kurban Bayramı’nda memurlara da ikramiye verilmesi gerektiğini ifade eden Şanlı, “Öte yandan bayram yaklaşıyor. Yıllardır birçok kesim bayram ikramiyesi alırken, memurlar bu haktan yararlanamıyor. Oysa bayram ikramiyesini ilk kez toplu görüşme masasına taşıyan da Türkiye Kamu-Sen’dir. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümete bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Bayram yaklaşırken memurlar unutulmamalıdır. Memurlara da Ramazan ve Kurban Bayramı ikramiyesi verilmelidir. Memur, Ramazan Bayramı’nda çocuklarına rahatça alışveriş yapabilmeli, Kurban Bayramı’nda da kurbanını kesebilmelidir. Bugün memurun en büyük mücadelesi enflasyon karşısındadır. Ev kiralarındaki artış ortadadır. Küresel gelişmeler, enerji fiyatları, savaşlar derken çaydan suya, elektrikten doğalgaza kadar her şeye ciddi zamlar gelmiştir. Bu noktada TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının sahadaki gerçeklerle ne kadar örtüştüğü de ayrı bir tartışma konusudur. Çünkü memur pazara gittiğinde gerçek enflasyonu doğrudan hissetmektedir. Bu nedenle enflasyon hesaplama yöntemlerinin de gözden geçirilmesini, Eşel Mobil Sistemi’nin yeniden uygulanmasını ve her ay oluşan enflasyon farkının maaşlara yansıtılmasını Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak talep ediyoruz” şeklinde sözlerini noktaladı.
Bakmadan Geçme