Kahveci: Devlet yoksa sendikal haktan da söz edilemez

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen'in 34 yıldır değişmeyen ilkelerle yoluna devam ettiğini ve 600 bin üyesiyle milli duruşunu koruduğunu ifade etti. Sendikacılığın yalnızca ekonomik hak mücadelesi olmadığını vurgulayan Kahveci, 'Devlet yoksa ne sendikal haktan ne de özgürlüklerden söz edilebilir' dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Hunat TV’de yayınlanan Ankara Masası programında Genel Yayın Yönetmeni Kürşat Açıkgöz’ün sorularını yanıtladı. Kamu-Sen’in 34 yıldır aynı ilkeler doğrultusunda yol aldığını belirten Kahveci, “Eğer ortada bir devlet yoksa, üzerinde yaşayacağınız hür ve bağımsız bir vatan toprağı yoksa ne sendikal haklardan ne siyaset hakkından ne de temel hak ve özgürlüklerden söz edebilirsiniz. Bu yaklaşımımız, ilk başlarda bazı çevreler tarafından sorgulandı. ‘Hem devlete sahip çıkıp hem de emeğin hakkını nasıl koruyacaksınız?’ denildi. Ancak Türkiye Kamu-Sen, 34 yıldır güçlü bir sendikal mücadeleyi kırmadan, dökmeden, yıpratmadan nasıl verileceğini gösterdi. Sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da bu milletin ve bu devletin hukukunu savunan bir duruş ortaya koyduk. Ben bu ülkede yaşıyorsam, bu memleketin ekmeğini yiyorsam, havasını soluyorsam, bu memlekete sahip çıkacağım. Olması gereken sendikacılık budur. Eğer bir sivil toplum kuruluşu olarak meselelere Türkiye penceresinden bakamıyorsanız, Türkiye’nin çıkarlarını esas almıyorsanız, memurun hakkını gözetmiyorsanız bu nasıl sendikacılık olur? Evet, emeğin evrensel bir boyutu vardır. Ancak siz Almanya’ya gittiğinizde, oradaki sendikacı kendi ülkesinin hukukunu korumak için size karşı tavır alabiliyor. O zaman siz neden kendi ülkenizin çıkarlarını savunmuyorsunuz? Bu memlekete sahip çıkmak zorundayız. Mehmet Akif’in dediği gibi: ‘Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.’ Vatana sahip çıkmadan namustan, iffetten, temel haklardan ve özgürlüklerden söz edemeyiz” dedi. 

“600 bin üye ortak değerlerde buluşuyor”

Türkiye Kamu-Sen’in 600 bin üyeye sahip olduğunu ve üyelerin farklı dünya görüşlerine sahip olmasına rağmen ortak değerlerde buluştuğunu söyleyen Kahveci, “Bizim arkadaşlarımız, çok şükür göğsünü gere gere ben Türkiye Kamu-Sen üyesiyim diyebiliyor. Herhangi bir tereddüdümüz yok. 600 bin üyemiz var. Bakın Kürşat Bey, bu 600 bin üyenin tamamı aynı dünya görüşüne sahip insanlar değil. Farklı dünya görüşlerinden olabilirler, farklı siyasi partilere oy verebilirler, olaylara bakış açıları farklı olabilir. Ancak hepsi ortak bir noktada birleşiyor: Devletin devamlılığı, milletin selameti, Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi, Cumhuriyet’e sahip çıkma… Anayasa’nın ilk dört maddesine sahip çıkma, 42. maddede yer alan eğitim dilinin Türkçe olması ilkesine sahip çıkma ve 66. maddede yer alan vatandaşlık tanımını koruma. Türkiye Kamu-Sen’in durduğu yer işte tam olarak burasıdır. Milli refleks bunu gerektirir. ‘Uluslararası düzeyde şöyleymiş, böyleymiş’ demek bizi ilgilendirmez. Biz meseleye kendi ülkemizin penceresinden bakarız. Çünkü bu ülkeyi ayakta tutamadığımız sürece hangi sendikal haktan söz edebiliriz? Bugün gidin İran’da sendikal hakları konuşmaya çalışın. Nasıl konuşacaksınız? İnsanlar canını kurtarma derdinde. Hayatta kalma mücadelesi veriyor, neslini korumaya çalışıyor. Böyle bir ortamda sendikal haklardan bahsetmek mümkün mü? İşte bu nedenle bizim sendikacılığımız kendine özgü bir sendikacılıktır. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Biz ne yaptığımızı da biliyoruz, neyin mücadelesini verdiğimizi de biliyoruz. Üyelerimiz de bu konuda son derece müsterih. Bize güvenerek geliyorlar. Türkiye Kamu-Sen’in ne olduğunu bilerek geliyorlar. Bizim milli damarımızı, milli refleksimizi, milli duruşumuzu biliyorlar. Memlekete olan sevdamızı, insanımıza olan bağlılığımızı biliyorlar. Hiç kimseyi ayrıştırmadan kapımızı herkese sonuna kadar açıyoruz. Sonuçta biz bir sivil toplum kuruluşuyuz. Tek ortak noktamız ise Ay Yıldızlı Al Bayrağımızdır. Bize gelen bir üye ya da bir memur, ‘Bu Ay Yıldızlı Al Bayrak altında yaşamaktan şeref duyuyorum’ diyorsa, bizim yollarımız mutlaka kesişir. Türkiye Kamu-Sen’in özeti budur. Ortaya koyduğumuz ‘Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız’ sözü sadece bir slogan değildir; bir duruştur, bir iradedir, bir ahlaktır. Türkiye sevdasını ekmek kavgasının önünde tutan yegâne kuruluş olma iddiasındayız ve bununla da gurur duyuyoruz. Bu anlamda herhangi bir sıkıntımız yok” diye konuştu. 

“Yıllar itibarıyla istikrarlı bir büyüme söz konusu”

Türkiye Kamu-Sen’in gücünün istikrarlı çizgisinden geldiğini belirten Kahveci, kuruluşundan bu yana aynı ilkeleri savunduklarını ifade ederek;Türkiye Kamu-Sen her dönemde güçlüydü. Geçmişte de güçlüydü üye sayısı açısından baktığınızda, yıllar itibarıyla istikrarlı bir büyüme söz konusu. Hem Türkiye Kamu-Sen’in hem de bağlı sendikalarımızın üye sayısında kararlı bir artış ve güçlü bir duruş var. Türkiye Kamu-Sen’i güçlü kılan temel unsur şu, 18 Haziran 1992’de sendikacılık hayatına başladığında ne söylediyse, bugün 2026 yılında da aynı şeyleri söylüyor. O gün de ‘Devlet bizim için önemlidir, devlet ebed müddettir’ diyordu. Ama aynı zamanda ‘İnsanı yaşatmamız lazım ki devlet yaşasın’ anlayışını savunuyordu. Bugün de aynı noktadayız” şeklinde sözlerini noktaladı. 

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme