Mustafa Kaygısız'ın ışık yolculuğu

Elektrik mesleğine çocuk yaşta adım atan, ayakkabı boyacılığından elektrikçilik ve aydınlatma sektörüne uzanan bir yolculuğun kahramanı Mustafa Kaygısız… MKG Lighthouse'un arkasındaki isim, sadece bir iş insanı değil işine tutkuyla bağlı, her detayıyla ilgilenen ve genç yetenekleri yetiştiren bir rehber. Başarısını tesadüflere bırakmayan Kaygısız, her proje ve her tasarımda hem estetiği hem kaliteyi gözetiyor, mimarlara ve müşterilere ilham kaynağı oluyor.

Mustafa Kaygısız’ın çocuklukta ayakkabı boyacılığıyla başlayan serüveni elektrikçilik ticaret macerasıyla birleşiyor. 1996’da Kartal Meslek Lisesi’nde elektrik eğitimiyle başlayan yolculuk, çıraklık yılları ve Hulusi Arpacı’nın güveniyle dönüm noktasına ulaşıyor. O günden sonra kendi işini severek kuruyor ve bugünlere taşıyor.

-Çocukluğumda elektrikçi olacağımı hiç düşünmezdim, hele aydınlatma sektörüne yöneleceğimi tahmin etmezdim. Ticarete ise 13–14 yaşlarında ayakkabı boyacılığıyla başladım. Gün boyu sandığımızı taşıyarak farklı bölgelerde çalışır, akşam evimize dönerdik. Elektrikçilikle tanışmam 1996’da Kartal Meslek Lisesi’nin elektrik bölümüne kaydolmamla oldu. Yaz tatillerinde ustaların yanında çıraklık yaptım hem mesleği öğrendim hem de para kazandım. İşimi severek yapmam, bugünkü noktama gelmemde en büyük etken oldu. Mezuniyet sonrası üç yıl farklı firmalarda çalışıp deneyim kazandım. Hikâyemizin dönüm noktası ise rahmetli oldu ama emekli savcı Hulusi Arpacı amcam ile yollarım kesişti. 36 dairelik bir inşaat işini tamamlamamız için bize güvendi ve destek verdi. Eksik olan işleri ustaları izleyerek öğrendik ve başarılı olduk. O gün kendi kendime dedim: “Artık bir yerde çalışmayacağım, kendi işimi kuracağım.” Ve öyle yaptım; işimi severek büyüterek bugünlere geldim.

Mustafa Kaygısız, iş hayatına yönlendiren özel bir rehber olmadan kendi yolunu çizmiş bir isim... Elektrik mesleğini kendi isteğiyle seçen Kaygısız, ustaların yanında çalışarak yetkinleşti. Hayat ona fırsatlar sunduğunda kendi yolunu çizmekten çekinmedi; bugün ise, severek ve adanarak başladığı bu meslekte ulaştığı noktada hikâyesi ilham veriyor.

-İş hayatına yönlendiren özel bir kişi yoktu. İşçi bir babanın, ev hanımı bir annenin oğluydum; bizim için çalışmak, aileye katkıda bulunmanın bir yoluydu. O zamanlar geçim zordu ve ben 7–8 yaşlarındayken aileme destek olmam gerektiğini biliyordum. Elektrik mesleğini ise tamamen kendi isteğimle seçtim. Bu süreçte hayatıma yön veren ustalardan biri rahmetli İbrahim abiydi. Üç yıl boyunca yanında çalıştım, bana güven verdi ve: “Mustafa, sen bu işte çok başarılı olacaksın. Vizyonun farklı, düşüncen farklı. Devam et koçum” dedi. 

İbrahim abi rahmetli olduktan sonra çocukları bana dükkânı devretmek istediler, ama orada devam etmek duygusal olarak ağır geldi. Ben de kendi yolumu çizip farklı yerlerde çalışmaya karar verdim. Kısacası, bu mesleğe aileme destek olmak için başladım; ama severek ve isteyerek, kendimi adadığım için bugünlere geldim.

“Elektrik işi, öngörü ve dikkat ister”

Mustafa Kaygısız ve ekibi, yıllarca kurumsal projelerde deneyim kazandı. Son üç yıldır ise MKG Lighthouse ile aydınlatma sektörüne odaklandılar. Sürekli uygulama ve tecrübe, onları müteahhitlerin aradığı bir ekip hâline getirdi; çünkü elektrik işi, öngörü ve dikkat ister.

-Bugüne kadar daha çok kurumsal projelerde yer aldık; belki 100’e yakın Ziraat Bankası şubesi, PTT, hastane, okul ve idari bina projeleri yaptık. Ancak son üç–üç buçuk yıldır ağırlığımızı aydınlatma sektörüne verdik. Daha önce yaptığımız projeler artık rutinleşmişti, fakat sürekli uygulama sayesinde uzmanlaştık. Bu da bizi müteahhit firmalar arasında aranan bir ekip hâline getirdi. Elektrik işi hata affetmez; altyapı tamamlandıktan sonra düzeltmek hem zor hem de maliyetlidir. Bu yüzden tecrübe, dikkat ve öngörü her şeyden önce gelir.

MKG Lighthouse, genç yeteneklerin de yolu olmuş bir okul gibi. İş güvenliği ve disiplin ilk sırada ama en önemlisi, işin sevilmesi. Mustafa Kaygısız, gönülsüz çalışanın bu meslekte yer bulamayacağını açıkça söylüyor: “Bu meslek, gönül vermeden yapılmaz.”

-Son iki yıldır çıraklık okullarından bize çok başvuru geliyor; şu anda oğlumla birlikte dört çırak çalışıyor. Bu bizi mutlu ediyor, çünkü gençlerin mesleğe ilgisi artıyor. Ekibimizdeki ustaların çoğu 10–11 yıldır bizimle hem tekniği öğreniyorlar hem de çalışma disiplinimize uyum sağlıyorlar. Herkesle çalışamıyoruz; uyum ve iş ahlakı çok önemli. Yeni başlayanlara ilk öğrettiğimiz konu iş güvenliği. Elektrik işi şakaya gelmez. Sonra diyoruz ki: “Bu işi seveceksiniz.” Bir işi sevmiyorsanız zorla yapmak anlamsızdır. Her ay çırakları ve ustaları toplar, soruyorum: “Bu işi seviyor musunuz? Yapacak mısınız?” Kararsız olanlara diyorum ki: “Sevdiğiniz işi yapın.” Böylece beş çıraktan üç kişi kaldı. Babasının yönlendirdiği ama istemeyenleri ise açıkça söylüyorum: “Sen elektrikçi olamazsın.” Bu meslek, gönül vermeden yapılmaz.

Sevdiğin işin peşinde koş: hayallerini gerçeğe dönüştür

Mustafa Kaygısız’ın hikâyesi, kendi yolunu çizmenin ve tutkuyla çalışmanın bir örneği. Başlarda ailesi onu fabrikada ya da memuriyette görmek istemiş ama bugün o geriye dönüp baktığında, sevdiği işi yapmanın ve emeğinin karşılığını almanın verdiği mutlulukla dolu…

-Bugün geriye baktığımda, “İyi ki elektrikçi olmuşum” diyorum, gerçekten çok mutluyum. O dönem annem ve babam bu kararıma sıcak bakmamıştı, “Bir fabrikaya gir ya da memur ol” diye ısrar ettiler. Devlet memurluğu o dönem revaçtaydı ve ailem de bu geleneği takip ediyordu. Ama ben kendi yolumu seçtim: “Ben elektrikçi olacağım, çalışacağım, kendi işimi kuracağım.” O kararı vermek zor olsa da şimdi hem ailem hem de ben çok mutluyuz. Sevdiğim işi yapmak ve emeğimin karşılığını almak, her şeye değer.

Mustafa Kaygısız, meslek sahibi olmanın ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin önemini çocukluğundan beri bilen biri. Bugün geldiği noktada, onun başarısında aile desteğinin ve dualarının payı büyük.

-Annem ve babamın en büyük isteği, benim meslek sahibi olmam ve kendi ayaklarım üzerinde durabilmemdi. Babam çobanlık yaptıktan sonra işçiliğe geçmiş, annem ev hanımıydı. Tek amaçları, çocuklarının iyi bir meslek edinip sağlam bir geleceğe sahip olmasıydı. Bize her zaman öğüt verdiler, yön göstermeye çalıştılar ama baskı yapmadılar. Ne yaparsak yapalım, duaları ve destekleriyle hep yanımızda oldular. Bugün geldiğim noktada onların emeği, duası ve güveni çok büyük. Sağ olsunlar, her zaman yanımda olduklarını hissettirdiler.

MKG Lighthouse fark yarattı

Son 3,5 yıldır MKG Lighthouse markasıyla aydınlatma sektöründe fark yaratan Mustafa Kaygısız için aydınlatma, sadece ürün almak değil; sürekli takip etmek, yenilikleri sunmak ve tasarımları gerektiğinde yeniden şekillendirmek demek. Mimarlara sunumlar yapmak, fuarlardan ilham almak ve kendi çizimlerini üreticilere iletmek ise onun işine olan tutkusunu her gün besliyor.

-Yaklaşık 3,5 yıldır aydınlatma sektöründeyiz. Bu alana yönelmemin ilginç bir sebebi var: İnşaat projelerinde çalışırken, taahhüt kısmında yer alıyorduk. İnşaat bitince mal sahipleri ve mimarlar bize soruyordu: “Aydınlatmayı nasıl yapalım?” Ben de piyasada aradığım ürünleri bulmaya çalıştım, ancak istediğim kalite ve çeşit pek ulaşılabilir değildi. İstanbul’da bir hafta boyunca farklı aydınlatma firmalarını gezip araştırdım; üretim, ithalat ve çözüm yollarını inceledim. İşte bulamadığım ürünler beni bu sektöre yönlendirdi. 

Aydınlatma sektöründe geride kalmak kabul edilemez; takip etmezsen kaybedersin. Ürün yelpazesi hızla değişiyor, minimum üç ayda bir yeni modeller çıkıyor. Bu değişimi izlemek, mağazada bulundurmak ve mimarlara sunmak gerekiyor. Sunum yaptıkça ve mimarlar mağazayı ziyaret ettikçe işten keyif almaya başlıyorsun. Bu motivasyonla her yıl aydınlatma fuarlarına gidiyor, beğendiğim ürünleri hafızama kazıyor ve kendi projelerimde değişiklikler yapıyorum. Sadece ürün almakla kalmıyorum; bazen ürünü kullanacağım alana göre yeniden tasarlıyorum. Üretici firmaya boy, uzunluk, çap gibi değişiklikleri iletip kendi çizimlerimi sunuyorum. Bu süreç firmalar için de yenilik oluyor ve hem benim hem de onların portföyü için faydalı hale geliyor.

Mustafa Kaygısız, fuarlardan seçtiği yeni aydınlatma ürünlerini mağazasına getirip anında uygulayarak fark yaratıyor. Onun için ilk olmak sadece prestij değil; tasarım ve orijinallikte rakipsiz olmak demek…

-Kısa zaman önce fuardan döndüm ve yeni ürün yelpazesi çıktığı anda getirip imalatını yapıyorum. Bu ürünlerin piyasaya yeniden gelmesi yaklaşık 6 ay sürüyor; biz ilk uyguladığımız için görsel ve tasarım olarak rakipsiz oluyoruz. Fuarlarda bir hafta, bazen 15 gün kalarak araştırma yapıyor, ürünleri seçiyor, mağazama getiriyor ve uyguluyorum. Müşteriler ve mimarlar mağazayı ziyaret ettiğinde çok ilgileniyor, fotoğraf ve görselleri talep ediyor. Ancak amacım fotoğraf çektirmek değil; ürünlerin kopyalanması bizi rahatsız ediyor. Kopyalanan ürünler ne yazık ki aynı kalite ve tasarımı yakalayamıyor; ortaya orijinal olmayan, standart altı ürünler çıkıyor. Bu yüzden orijinalliğe ve tasarımın korunmasına büyük önem veriyoruz.

MKG Lighthouse, neredeyse her ziyarette yeni bir keşif sunuyor, müşteri ve mimarları heyecanlandırıyor. İşte o anlar, Mustafa Kaygısız’ın özenle ve tutkuyla hazırladığı her detayın en keyifli karşılığı…

-Mağazamızda yaklaşık 700–800 çeşit ürün bulunuyor. İthal ettiğimiz özel ürünler de var ve bunların montajına bu hafta başlayacağız. Yılbaşına kadar ise çok daha farklı ürünler eklemeyi planlıyoruz. Ürün yelpazemiz üç ayda bir tamamen yenileniyor; her gelişimizde neredeyse tüm malzemeler değişiyor. Müşteriler ve mimarlar mağazaya geldiklerinde sık sık “Bu ürün yeni mi geldi?” diye soruyorlar. Bu tepkiler beni gerçekten çok mutlu ediyor çünkü yaptığımız işin fark edildiğini ve değer bulduğunu gösteriyor.

Her detayda memnuniyet önemli

MKG Lighthouse’ta aydınlatma, yalnızca ışık vermekle kalmıyor; bir evin aksesuarı, bir tasarım objesi hâline geliyor. Mustafa Kaygısız ve ekibi, montajı tamamladıktan sonra müşterilerle iletişimi asla kesmiyor; her detayın memnuniyetini kontrol ediyorlar. Sorun varsa ürünü yeniden monte etmekten çekinmiyorlar. İşte bu titizlik ve özen hem müşteri hem de firma için en büyük kazanç.

-Bizim için tasarım, farklılık ve müşteri memnuniyeti her zaman ön plandadır. Yaptığımız işin arkasındayız; montajı tamamladıktan sonra müşterilerle iletişimi hiç kesmiyoruz. Onlara soruyoruz: “Üründen memnun musunuz? Bir eksik ya da sorun var mı?” Montaj sırasında sorun yaşandıysa veya ürün müşteriye yakışmadıysa, çekinmeden ürünü tekrar alıyor ve gerekirse yeniden monte ediyoruz. Çünkü aydınlatma artık sadece ışık değil; evin bir aksesuarı, bir tasarım objesi gibi düşünülüyor ve yıllarca kullanılıyor. Bu prensip, temel ilkemizdir. Şimdiye kadar müşterilerimizden “Ürün burada duruyor ama beğenmedik” şeklinde bir geri dönüş almadık. Memnuniyet sağlanmadığında ürün sökülüp yerine başka bir tasarım sunuyoruz; böylece hem müşteri hem biz her zaman kazançlı çıkıyoruz.

Mustafa Kaygısız için pes etmek kelimesi yok. Zaman zaman yorgunluk ve stres yaşansa da bunlar işin doğal parçası ve onu daha da güçlü kılıyor.

-Hiç pes etme noktasına gelmedim. Zaman zaman yorulduğumuz, stres yaptığımız anlar olsa da bunlar işin doğal parçası ve bizi güçlendiriyor. Talep arttıkça ekibimizin ve benim motivasyonumuz da artıyor. Ne kadar kendimizi geliştirirsek, o kadar çok talebe cevap verebiliyoruz. İnsanlar bize “MKG yapar, bu ürünü burada bulursunuz” dediğinde büyük bir mutluluk yaşıyoruz. Bu başarı ve güven duygusu, yaşanan olumsuzlukları önemsiz kılıyor ve bizi sürekli motive ediyor.

Tasarım ve ilham MKG’de buluşuyor

Tasarım ve fark arayan mimarlar için MKG Lighthouse kapılarını sonuna kadar açıyor. Çünkü bir ürünün sadece fotoğrafını görmek, ona dokunup incelemek kadar etkili değil. Mağazayı gezip tasarımları hissettiklerinde, projelerine ilham bulabiliyorlar. Mustafa Kaygısız ve ekibi, istedikleri ürünleri bulmak ve özel tasarımlar konusunda her zaman yanlarında; adeta bir çözüm ortağı gibi. Bu yüzden tüm mimarları, mağazaya gelmeye ve yaratıcı iş birliği fırsatlarını keşfetmeye davet ediyor.

-Tasarım ürün arayan özellikle mimar arkadaşlarımızı mağazamıza davet ediyoruz. Çünkü ürünleri sadece fotoğrafta görmek, dokunup incelemek kadar etkili değil. Mağazayı gezip ürünleri gördüklerinde, tasarımları hissedip projelerine ilham bulabiliyorlar. Biz ekibimizle birlikte bir çözüm ortağıyız; istedikleri ürünleri bulmak veya özel tasarımlar konusunda destek olmak için her zaman yanlarındayız. Bu yüzden tüm mimar arkadaşlarımızı mağazamıza davet ediyoruz, gelsinler ve ürünlerimizi inceleyip iş birliği yapsınlar.

 

 

 

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme