Psikolojik destek alanların sayısı artıyor mu?

Psikolog Ceyda Ünal, son yıllarda psikolojik destek alan bireylerin sayısında artış yaşandığını belirterek, bu durumun yalnızca psikolojik sorunların çoğalmasıyla açıklanamayacağını, bireylerin ruh sağlığına daha fazla önem vermesinden kaynaklandığını ifade etti.

Psikolojik destek alma konusunda toplumda artan farkındalık, başvuru sayılarında da dikkat çekici bir yükselişi beraberinde getirdi. Psikolog Ceyda Ünal, bu artışın yalnızca sorunların çoğalmasından değil, bireylerin ruh sağlığına daha fazla önem vermesinden kaynaklandığını belirtti. Ruh sağlığı hizmetlerine başvuruların arttığına dikkat çeken Ünal, “Son yıllarda psikolojik destek alan insanların sayısının arttığına dair sık sık yorumlar duyuyoruz. Kimi bunu insanların daha fazla psikolojik sorun yaşamasına bağlarken, kimi de ‘Eskiden böyle şeyler yoktu.’ düşüncesini dile getiriyor. Peki gerçekten psikolojik destek alanların sayısı artıyor mu? Ve eğer artıyorsa bunun nedeni nedir? Araştırmalar, dünyanın birçok ülkesinde ruh sağlığı hizmetlerine başvuran bireylerin sayısının geçmiş yıllara kıyasla arttığını göstermektedir. Özellikle son yıllarda psikolojik destek alma konusunda daha görünür bir farkındalık oluşmuştur. Ancak bu artışı yalnızca psikolojik sorunların çoğalmasıyla açıklamak oldukça yetersiz kalır. Uzun yıllar boyunca psikolojik destek almak birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmıştır. İnsanlar yardım istemeyi güçsüzlük olarak görebilmiş, yaşadıkları duygusal zorlukları çevrelerinden gizlemeyi tercih etmiş veya psikolojik desteğe yalnızca çok ağır ruhsal sorunlar yaşayan kişilerin ihtiyaç duyduğunu düşünmüştür. Oysa psikoloji bilimi bize çok farklı bir şey söyler: Psikolojik destek yalnızca kriz anlarında değil, kişinin kendini tanıması, ilişkilerini güçlendirmesi, stresle baş etmesi ve yaşam kalitesini artırması için de önemli bir araçtır. Günümüzde insanların ruh sağlığı hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilmesi, psikolojik desteğe yönelik önyargıların azalması ve psikolojik iyi oluş kavramının daha fazla konuşulması, yardım arama davranışını da artırmıştır. Eskiden sessizce taşınan birçok duygu ve sorun bugün daha görünür hale gelmektedir. Bu durum her zaman insanların daha fazla sorun yaşadığı anlamına gelmez; bazen insanlar yaşadıkları zorlukları fark etmeye, isimlendirmeye ve destek aramaya daha istekli hale gelmiştir” dedi. 

“Pandemi sonrası ruh sağlığının önemi daha görünür hale geldi”

Modern yaşamın getirdiği hızlı tempo, ekonomik belirsizlikler, yoğun iş yükü ve sosyal medya etkisinin stres düzeyini artırdığına dikkat çeken Ünal, özellikle pandemi sonrası dönemde ruh sağlığının daha fazla önem kazandığını belirterek; “Öte yandan modern yaşamın getirdiği bazı zorlukları da göz ardı etmek mümkün değildir. Hızlı yaşam temposu, ekonomik belirsizlikler, yoğun iş yükü, akademik baskılar, sosyal medya kullanımı, yalnızlık hissi ve sürekli karşılaştırılma kültürü birçok insanın stres düzeyini artırabilmektedir. İnsan zihni belirsizlik karşısında doğal olarak zorlanır ve günümüz dünyasında belirsizlikle karşılaşma sıklığımız oldukça yüksektir. Bu nedenle kaygı, stres, tükenmişlik ve duygusal yorgunluk gibi konular daha fazla gündeme gelmektedir. Özellikle pandemi sonrası dönemde ruh sağlığının önemi daha görünür hale gelmiştir. İnsanlar yalnızca fiziksel sağlığın değil, psikolojik sağlığın da yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olduğunu daha net fark etmeye başlamıştır. Bu süreç birçok kişinin ilk kez psikolojik destek alma fikrine sıcak bakmasını sağlamıştır. Psikoloji bilimi açısından bakıldığında yardım istemek bir zayıflık göstergesi değildir. Aksine kişinin yaşadığı güçlüğü fark edebilmesi, bunu kabul edebilmesi ve çözüm arayabilmesi önemli bir psikolojik güç göstergesidir. Çünkü değişim çoğu zaman sorunların yok sayılmasıyla değil, onların fark edilmesiyle başlar” diye konuştu. 

Psikolojik destek almak ne zaman gerekli?

Ruh sağlığının en az fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu vurgulayan Ünal, ihtiyaç duyulduğunda profesyonel destek alınmasının yaşam kalitesini artırdığını ifade ederek sözlerini şöyle noktaladı; “Kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, işlevselliğini veya yaşam doyumunu olumsuz etkileyen duygusal zorluklar yaşaması psikolojik destek için yeterli bir neden olabilir. Bunun için kişinin mutlaka ciddi bir ruhsal bozukluk yaşaması gerekmez. Bazen kişi yalnızca kendini daha iyi anlamak, karar verme süreçlerini güçlendirmek veya yaşamındaki tekrar eden döngüleri fark etmek için de psikolojik destek alabilir. Sonuç olarak, evet; psikolojik destek alan insanların sayısında belirgin bir artış olduğu söylenebilir. Ancak bu artışı yalnızca sorunların artmasıyla açıklamak doğru değildir. Aynı zamanda insanların ruh sağlığı konusunda bilinçlenmesi, yardım istemeyi daha doğal görmesi ve psikolojik iyi oluşa daha fazla önem vermesi de bu değişimin önemli nedenleri arasındadır. Unutulmamalıdır ki fiziksel sağlığımız kadar psikolojik sağlığımız da yaşamımızın temel bir parçasıdır. Nasıl ki bedenimiz yorulduğunda dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsa, zihnimiz de zaman zaman desteklenmeye ihtiyaç duyabilir. Ve bazen iyileşme, her şeyi tek başına taşımaya çalışmak yerine yardım isteme cesaretiyle başlar.”

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber

Bakmadan Geçme