Sağlıkta şiddet toplumun kanayan yaralarından biri
Kayseri Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. İlhan Şahin, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin her geçen gün arttığını belirterek, sorunun yalnızca hekimleri değil tüm toplumu ilgilendirdiğini söyledi.
Sağlıkta şiddetin önlenmesi için caydırıcı cezaların uygulanması ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Hekimler bu toplumun yetiştirdiği değerlerdir. Onları düşman gibi görmekten vazgeçmeliyiz.” dedi. Kayseri Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. M. İlhan Şahin, sağlıkta şiddetin nedenleri ve çözüm önerilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarını kınadıklarını ve bu konuda uzun yıllardır mücadele ettiklerini belirten Şahin, Türk Tabipleri Birliği, tabip odaları ve hekim sendikalarının çeşitli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Kayseri’de de “Sağlıkta Şiddet Çalıştayı” düzenlediklerini hatırlatan Şahin, sorunun tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini söyledi.
Sağlık okuryazarlığı yetersizliği şiddeti besliyor
Şahin, sağlıkta şiddetin temel nedenlerinden birinin sağlık okuryazarlığının yetersiz olması olduğunu belirterek, toplumda doktorların her hastayı mutlaka kurtarması gerektiği yönünde yanlış bir algının bulunduğunu dile getirdi. Gaziantep’te görevi başında öldürülen Dr. Ersin Arslan’ı hatırlatan Şahin, “Hekimler hastalarını yaşatmak için mücadele eder ancak ölüm de yaşamın bir gerçeğidir. Buna rağmen bazı kişiler doktorun her koşulda hastayı kurtarması gerektiğini düşünüyor. Bu yanlış anlayış zaman zaman telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabiliyor.” diye konuştu. Toplumun bir kesiminde hekimlerin yalnızca hizmet veren kişiler olarak görüldüğünü ifade eden Şahin, “Bize ‘Sen benim vergilerimle maaş alıyorsun, bana hizmet etmek zorundasın’ deniliyor. Oysa hekimler yıllarca emek vererek yetişmiş, bu ülkenin değerli evlatlarıdır.” ifadelerini kullandı.
Acil servis yoğunluğu gerginliği artırıyor
Acil servislerde yaşanan yoğunluğun da gerginliği artırdığına dikkat çeken Şahin, boğaz ağrısı gibi acil olmayan şikâyetlerle hastaneye başvurulmasının bekleme sürelerini uzattığını söyledi. Uzayan kuyrukların vatandaşları öfkelendirdiğini belirten Şahin, bu gerilimin zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik şiddete dönüştüğünü kaydetti. Üniversite hastanelerinde görev yapan asistan hekimlerin zaman zaman öğretim üyeleriyle görüşmek için odadan ayrıldığını belirten Şahin, bu süreçte vatandaşların sabırsız davranabildiğini söyledi. “Asistan hekim hocasıyla hasta değerlendirmesi yapmak için kısa süreliğine odadan çıkabiliyor. Ancak ‘Nereye gitti?’, ‘Ne zaman gelecek?’ gibi tepkilerle karşılaşabiliyor” dedi.
Hastanelerde güvenlik önlemleri yetersiz
Hastanelerde güvenlik tedbirlerinin yetersiz olduğuna da dikkat çeken Şahin, “Bir alışveriş merkezine girerken güvenlik kontrolünden geçiyoruz ancak hastanelere çoğu zaman hiçbir kontrolden geçmeden girilebiliyor. Doktor odalarının kapıları da kilitli değil. Suça meyilli kişiler bıçak ya da silahla sağlık kuruluşlarına girebiliyor. Bu durum hekimlerin sürekli tedirgin çalışmasına neden oluyor.” diye konuştu. Medyanın sağlık haberlerini sunuş biçiminin de toplumsal algıyı etkilediğini belirten Şahin, başarılı tedavilerin çoğu zaman gündeme gelmediğini, daha çok olumsuz ve sansasyonel haberlerin öne çıkarıldığını söyledi. Bunun toplumun sağlık çalışanlarına olan güvenini zedelediğini ifade eden Şahin, medyanın daha sorumlu bir yayın anlayışı benimsemesi gerektiğini dile getirdi.
Caydırıcı cezalar şart
Sağlıkta şiddetin önüne geçebilmek için cezaların daha caydırıcı olması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Şiddet uygulayan kişiler hak ettikleri cezayı almalı. Aksi halde bu olayların önüne geçmek mümkün olmaz” dedi. Hekimlerin de insan olduğunu hatırlatan Şahin, “Doktorlar her zaman güler yüzlü olmak zorunda değil. Onlar da yoruluyor, üzülüyor ve yoğun çalışma temposunda görev yapıyor. Hekimleri düşman gibi görmek yerine, toplumun kıymetli bireyleri olarak değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme