Serap Kayhan

Terörün kıskacındaki kadının özgürlüğü 'saç örgüsü' müdür?

Serap Kayhan

DEM Parti Milletvekillerinin son günlerde, Suriye’de bir YPG’li teröristin saçının kesilmesine tepki olarak başlattığı ‘saç örme’ eylemi, ilk bakışta hepimize bir farkındalık çağrısı gibi sunuluyor. Oysa bu saç örme eylemi, çeşitli sembollerle gerçeğin üzerini örtmeye çalışan, terörü normalleştirme çabasının yeni bir biçimi olarak karşımıza çıkıyor.

Kadın bedeni yıllardır siyasi alan başta olmak üzere her noktada en kolay istismar edilen bir alan olarak görülüyor. Maalesef yıllardır değişmeyen tek şey kadının araç olarak görülmesi…

Bugün sosyal medyada ‘saç örme’ eylemine katılıp video paylaşan bir hemşirenin ‘kendi çapında’ verdiği mücadele Kürt kadınlarına bir destek değil aksine onları ideolojik bir duruşa hapsetmektir. Silahlı yapılar etrafına sıkıştırılmış bu kadınlar için ‘örülen’ estetik dil ve davranışlar onları özgürleştirmediği gibi ailesinden koparılan, ideolojik kamplarda büyütülen, silahı onların çıkış noktası veya kaderi gibi sunan bir yapı, kadın özgürlüğünün neresindedir? 

Tüm bu şartlar altında kadın özgürlüğünden ve onurundan bahsetmek mümkün müdür? Bu yalnızca ‘saç’ üzerinden kurulan bir mağduriyet dilidir. Ve samimiyetten uzak bir ‘kadın haklarını savunma’ iddiasıdır.

Bizler bu topraklarda birlikte yaşamanın iradesini terörün gölgesinde değil, devletin ve toplumun ortak vicdanı ile göstermenin gayreti içindeyiz. Halka zulmeden, çocukları kaçırıp silah altına alan, gençleri çatışmanın ortasına süren, genç kızları dağda istismar eden PKK/YPG’nin olduğu yerde insanca bir yaşamdan kesinlikle söz edilemez.

Bu yüzden ‘saç örme’ eylemi bugün ne masum bir farkındalık göstergesidir ne de kadın haklarının mücadelesi... 

Bu olsa olsa silahlı bir yapının kadın bedeni üzerinde yaptığı rezil siyasetlerini meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir. 

Terörsüz Türkiye hedefi ile bizler şiddetin görmezden gelinerek sembollerin altına sığınılmasının barış ve adalet getirmeyeceğine inanıyor, asıl kazanımın silahların susması olduğunu yinelemek istiyorum. 

Ve son söz;

Kadın özgürlüğü silahın gölgesinde değil, barışın ve hukukun ışığında büyürken bir ‘saç örgüsü’ ile de şiddet aklanamaz.

Yazarın Diğer Yazıları