Diyetisyen Demircan'dan tatlı krizlerine son veren beslenme tüyoları
Diyetisyen Deniz Demircan, diyet sürecinde bireylerin en çok zorlandığı konulardan biri olan tatlı krizlerine dikkat çekerek, bu durumun hem psikolojik hem de fizyolojik nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtti. Tatlı tüketiminin çoğu zaman alışkanlık haline geldiğini vurgulayan Demircan, dengeli beslenme, doğru gıda tercihleri ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle tatlı krizlerinin kontrol altına alınabileceğini ifade etti.
Diyetisyen Deniz Demircan, bireylerin diyet sürecinde en çok zorlandığı konulardan biri olan tatlı krizlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Tatlı tüketiminin çoğu zaman alışkanlık ve duygusal bağlardan kaynaklandığını belirten Demircan, bazı kişilerin mutluluğu tatlıyla ilişkilendirdiğine dikkat çekerek; “Bireylerin diyet yaparken zorlandığı bir noktada tatlı krizleridir. Peki bu tatlı krizlerinin nedeni nedir? Bazıları tatlıyı mutlu olmak için bir araç olarak görmektedir. Çünkü mutluluğu tatlıyla bağdaştırmışlardır. Ama mutlu olmak için tek yol tatlı değildir. Kişiler yemek sonrası veya başka saatlerde tatlı yeme eğilimindedirler. Bu alışkanlık haline gelmiştir ve alışkanlıklar tekrar etmektedir. Tatlı tüketimindeki artış ve sürekli yemek yeme ihtiyacı insülin direncinden de kaynaklanmaktadır. Tatlı krizleriyle başa çıkmanın en iyi yolu sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenmedir” dedi.
Hormon değişiklikleri tatlı krizlerine sebep oluyor
Regl döneminde yaşanan hormon değişikliklerinin de tatlı krizlerini artırdığını belirten Demircan, “Regl döneminde hormon değişiklikleriyle vücutta magnezyum düzeyi düştüğü için tatlı krizleri yaşanmaktadır. Magnezyum içeren badem, ceviz, kabak çekirdeği, kuru baklagiller, tam tahıllar ve yeşil yapraklı sebzeleri tüketmek tatlı krizlerini önlemeye yardımcı olacaktır. Basit karbonhidratlardan uzak durulmalıdır. Glisemik indeksi düşük olan kompleks karbonhidratlara diyette yer verilmelidir. Kompleks karbonhidratlara örnek olarak; bulgur, kepekli ekmek, kuru baklagillerdir” diye konuştu.
En etkili yöntem: Dengeli ve düzenli beslenme
Tatlı krizleriyle başa çıkmanın en etkili yolunun dengeli ve düzenli beslenme olduğunu ifade eden Demircan, “Uzun süren açlıklarda kan şekeri düşer, tatlı krizleri artar. Beslenme listemizde ara öğünlere yer verilmelidir. Meyve tüketirken yanında genel olarak protein de tüketilmelidir. Protein şekerin daha yavaş emilmesini sağlar. Yoğurt, ayran, süt grubu gibi gıdalar yanında tüketilebilir. Meyvelere tarçın serpilebilir. Probiyotikli gıdaların tüketimine özen gösterilebilir. Düzenli probiyotik kullanımı bağırsak sağlığını düzelttiğinde tattı krizleri de azalacaktır. Kefir, yoğurt gibi besinler doğal probiyotik kaynağı besinlerdir” dedi.
Tatlı krizlerini azaltmanın 4 altın kuralı
Lifli beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve stres kontrolünün tatlı krizlerini azaltmada etkili olduğunu belirten Demircan, “Günlük lif alımı artırılmalıdır. Lif oranı yüksek gıdalar gün içerisinde daha tok kalmanızı ve kan şekerinin daha dengeli olmasını sağlar. Gün içinde su tüketimine dikkat edilmelidir. Bireyler açlık hissettiği sürede aslında susuzluk hissediyor olabilir. Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Uyku düzenine dikkat edilmelidir. Stres yönetimine dikkat edilmelidir” şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme