Ekonomistken eğitimci oldu, çocuklar için alternatif bir eğitim modeli kurdu
Akıl Küpü Eğitim Kurumları Kurucu ve Kuruluş Müdürü Nefika Boylu, çocukların eğitim hayatına dokunmak amacıyla çıktığı yolculuğu anlattı. Asıl mesleğinin ekonomi olduğunu belirten Boylu, eşinin teklifiyle eğitim sektörüne adım attığını, çocukların alıştıkları eğitim ortamından kopmaması için devraldığı kurumun bugün alternatif eğitim anlayışıyla hizmet verdiğini söyledi.
Eğitim sektörüne giriş hikayesini paylaşan Nefika Boylu, okulun kapanma ihtimaliyle karşı karşıya kaldıkları dönemde önemli bir karar verdiklerini ifade etti. Boylu, “Aslında ekonomistim. Eşimin teklifiyle bu işe girdim. O dönemde ya okulu devralacaktık ya da kurum kapanacaktı. Çocuklar alıştıkları ortamdan ayrılmak zorunda kalacaktı. Onları düşününce merhamet duygum ağır bastı ve okulu devralmaya karar verdim” dedi.
Eğitim alanında kendisini geliştirmek için çocuk gelişimi eğitimi aldığını belirten Boylu, zamanla eğitimin hayatının merkezine yerleştiğini söyledi.
Klasik eğitime alternatif bir yaklaşım
Klasik eğitim sisteminin çocukların tüm potansiyelini ortaya çıkarmakta yetersiz kaldığını düşündüğünü ifade eden Boylu, bu nedenle alternatif eğitim modelleri üzerine yoğunlaştıklarını belirtti. Özellikle Reggio Emilia eğitim modelini benimsediklerini söyleyen Boylu, bu yaklaşımın çocukların özgürce düşünebildiği, araştırabildiği ve kendini farklı yollarla ifade edebildiği bir eğitim anlayışı sunduğunu dile getirdi.
“Neşesiz hiçbir şey olmaz” diyen Boylu, çocukların öğrenirken mutlu olmalarının eğitimin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.
“Çocuğun yüz dili vardır”
Çocukların kendilerini yalnızca konuşarak ifade etmediklerini belirten Boylu, sanat, drama, oyun ve üretimin de çocukların dili olduğunu söyledi.“Çocuğun yüz dili vardır” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Boylu, çocukların resimle, müzikle, dramayla ve farklı etkinliklerle kendilerini anlatmalarına fırsat verdiklerini belirtti. Öğretmenin sadece bilgi aktaran kişi olmadığını söyleyen Boylu, eğitimcilerin çocuklarla birlikte öğrenen, onları yönlendiren ve iş birliği yapan bireyler olması gerektiğini kaydetti.
Doğayla iç içe, uygulayarak öğrenen çocuklar
Çocukların sosyal ortamlarda bulunmasının gelişimleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Boylu, bu sayede paylaşmayı, kendini savunmayı, sorumluluk almayı ve toplumsal kuralları öğrenebildiklerini ifade etti. Eğitim ortamlarında doğal malzemeler, gün ışığı ve geri dönüştürülebilir materyaller kullandıklarını belirten Boylu, çocukların hazır materyaller yerine üreterek ve keşfederek öğrenmesini amaçladıklarını söyledi. Teorik bilgiden çok uygulamalı eğitime önem verdiklerini dile getiren Boylu, çocukların yaşayarak öğrendiği bilgilerin daha kalıcı olduğunu vurguladı.
“Her çocuğun içindeki potansiyeli ortaya çıkarıyoruz”
Akıl Küpü Eğitim Kurumlarının temel hedefinin çocukların sahip olduğu yetenekleri keşfetmelerine yardımcı olmak olduğunu ifade eden Boylu, her çocuğun farklı bir öğrenme biçimi ve güçlü yönü bulunduğunu söyledi. Yaklaşık 12 yıllık eğitim tecrübelerini Çay Bağları Şubesi’nde sürdürdüklerini belirten Boylu, yatırımlarını okul öncesi eğitime yaptıklarını kaydetti.
Yaz okulu ve doğa kamplarıyla eğitim sürecek
Yaz okulu programıyla yeni döneme başlamayı planladıklarını söyleyen Boylu, çocukların sınıf ortamının dışına çıkarak doğayla buluşmasını önemsediklerini ifade etti. Her çarşamba düzenledikleri doğa kamplarıyla çocukların doğayı tanımalarını, keşfetmelerini ve deneyimleyerek öğrenmelerini hedeflediklerini belirten Boylu, okul öncesi eğitim kurumlarının müstakil binalarda hizmet vermesi gerektiğini de vurguladı. “Bina altındaki eğitim kurumlarına karşıyım” diyen Boylu, çocukların güvenli, geniş ve doğayla temas kurabilecekleri alanlarda eğitim almasının hem fiziksel hem de zihinsel gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme