İş kazalarında hak kaybına dikkat: Her kaza SGK'ya bildirilmek zorunda
İş Hukuku Uzmanı Avukat Mustafa Murat Öztalas, iş kazalarının yalnızca ağır yaralanma ya da ölümle sonuçlanan olaylardan ibaret olmadığını belirterek, iş yerinde veya işin yürütümü sırasında meydana gelen birçok olayın iş kazası kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi. İş kazasının zamanında bildirilmesinin ve hukuki sürecin doğru yürütülmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztalas, işçilerin hak kaybı yaşamamaları için yasal haklarını bilmeleri gerektiğini ifade etti.
İş kazaları, Türkiye’de çalışma hayatının en önemli sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Meydana gelen kazalarda işçilerin önemli bir bölümü haklarını bilmediği için maddi ve manevi kayıplar yaşayabiliyor. İş Hukuku Uzmanı Avukat Mustafa Murat Öztalas, iş kazalarının kapsamı, işverenin sorumlulukları ve işçilerin sahip olduğu haklara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“İş kazası sanıldığından daha geniş bir kavramdır”
İş kazasının yalnızca fabrikalarda yaşanan büyük kazalar olarak düşünülmemesi gerektiğini belirten Mustafa Murat Öztalas, işin yürütümü sırasında meydana gelen birçok olayın iş kazası sayılabileceğini ifade ederek; “İş yerinde, işverenin görevlendirmesiyle başka bir yerde ya da işin yürütümü sırasında meydana gelen ve çalışanın bedensel ya da ruhsal zarar görmesine neden olan olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Küçük gibi görünen yaralanmaların bile kayıt altına alınması büyük önem taşır” dedi.
İşverenin bildirim yükümlülüğü bulunuyor
İş kazası meydana geldiğinde işverenin yasal sorumluluklarının bulunduğunu söyleyen Öztalas, kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na süresi içerisinde bildirilmesi gerektiğini vurguladı.
Öztalas sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“İş kazalarının yasal süre içerisinde SGK’ya bildirilmesi zorunludur. Bildirimin yapılmaması hem idari yaptırımlara neden olabilir hem de işçinin hak kaybı yaşamasına yol açabilir. Bu nedenle işverenlerin gerekli yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekir. İş kazası sonucunda çalışma gücünde kayıp oluşması, sürekli iş göremezlik meydana gelmesi veya farklı zararların ortaya çıkması halinde işçilerin maddi ve manevi tazminat hakları gündeme gelebilir. Her olay kendi şartları içerisinde değerlendirilir.”
Delillerin korunması büyük önem taşıyor
Kazanın ardından yapılacak işlemlerin davaların sonucunu doğrudan etkileyebileceğini belirterek, delillerin korunmasının önemine dikkat çeken Öztalas, “İş kazası sonrasında hastane kayıtları, tanık beyanları, kamera görüntüleri ve olay tutanakları büyük önem taşır. Bu belgeler hem işçinin haklarını koruması hem de olayın ispatı açısından ciddi delil niteliğindedir” ifadelerini kullandı.
Hak kaybı yaşamayın
İş kazası geçiren çalışanların haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini ifade eden Mustafa Murat Öztalas, hukuki sürecin uzman desteğiyle yürütülmesinin önemine vurgu yaptı. Öztalas, İş kazası yaşayan çalışanlar çoğu zaman hangi haklara sahip olduklarını bilmiyor. Oysa gerekli başvuruların zamanında yapılması, delillerin korunması ve hukuki sürecin doğru yürütülmesi işçinin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Hak kaybı yaşamamak için yasal süreç dikkatle takip edilmelidir” şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme