Serap Kayhan

Kayseri'de fırsat mı var, yoksa sadece alışkanlık mı?

Serap Kayhan

Kayseri her zaman ‘çalışanın kazandığı bir şehir’ olarak bilinir. Bu şehirde ticaret güçlüdür, üretim hiç durmaz, tabi bu düzeni ayakta tutan ise çalışma alışkanlığı olan insanların varlığıdır. Peki bu söylem her zaman böyle mi yoksa geçmişten gelen ağız alışkanlığı mı?

Kayseri’de yaşayan birçok insan için bu şehir güvenli bir liman oldu. Çünkü düzenli bir hayat, belli bir iş, tanıdıkların bol olduğu bir çevre… Fakat özellikle gençler açısından tablo biraz daha farklı. Çünkü artık sadece iş sahibi olmak yetmiyor, aynı zamanda sosyal yaşam alanları, özgür olma isteği ve kendini farklı alanlarda ifade edebilme vizyonu arıyor. Tabi bizi tüm bu başlıklar farklı bir noktaya taşıyarak “Kayseri gerçekten fırsatlar sunan bir şehir mi, yoksa insanlar alıştıkları düzeni sürdürdükleri için mi buradalar?” sorusunu sorduruyor. 

Üniversiteyi bitiren gençlerin önemli bir kısmı başka şehirlerde farklı olanaklar deniyor. Gidenlerin bit kısmı geri dönse de kalan kısım Kayseri dışında yeni bir hayat kurmayı tercih ediyor. Bu da şehrin imkanlarını yeniden sorgulamamıza neden oluyor. 

Diğer yandan Kayseri’de kalanlar için de durum tek bir noktada değil. Kimi burada gerçekten iyi fırsatlar yakalıyor ve güzel işlerde ilerliyor. Ancak kimileri için bu kalış tercihten çok alışkanlığa dönüşmüş. “Kayseri’deyiz, çünkü hep buradaydık” düşüncesi de fark edilmeden hayatın yönünü belirliyor. 

Şehirlerin rekabetini bugün sadece ekonomiyle ölçmüyoruz. Yaşam kalitesini, sosyal imkanlarını ve kültürel çeşitliliklerini de göz önünde bulundurmayı öğrendik. Peki Kayseri bu dönüşümü ne kadar yakalıyor? Tartışılması gereken asıl konu bu. 

Başa dönecek olursak Kayseri bugün hala çalışana kazandıran, üretmek isteyene kapılarını sonuna kadar açan bir şehir. Ticarette ve sanayide güçlü bir zemin oluşturan Kayseri’de yaşam kalitesi ve sosyal imkanlara erişim konusunda aynı dengeyi herkes kuramıyor. Bu nedenle Kayseri, bir kesim için hala önemli bir fırsat şehri olarak görülürken, özellikle gençler için “yaşamak” ile “sadece geçinmek” arasındaki dengenin daha belirgin hissedildiği bir şehir haline geliyor.

Çünkü bir şehirde insanlar sadece kalıyorsa, bu bir tercihten çok mecburiyettir. Ama insanlar kalmak istiyorsa, işte o zaman o şehir gerçek fırsattan söz edilebilir…

Peki sizler sadece kalıyor musunuz? Yoksa kalmak mı istiyorsunuz?

Yazarın Diğer Yazıları