• Haberler
  • Sağlık
  • Menopoz döneminde beslenme ve yaşam tarzı büyük önem taşıyor

Menopoz döneminde beslenme ve yaşam tarzı büyük önem taşıyor

Menopoz döneminde sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının önemi her geçen gün daha fazla gündeme gelirken, Diyetisyen Deniz Demircan'dan dikkat çeken uyarılar geldi. Demircan, menopozun bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir süreci olduğunu vurgulayarak, bu dönemde doğru beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de olası sağlık risklerini azaltmada kritik rol oynadığını belirtti.

Diyetisyen Deniz Demircan, menopoz dönemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak, bu sürecin bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir parçası olduğunu vurguladı. Menopozun genellikle 45-55 yaş aralığında görüldüğünü belirten Demircan, “DSÖ menopozu yumurtalıkların aktivitelerinin yitirilmesi sonucu adet döngüsünün kalıcı olarak kesilmesi şeklinde tanımlamaktadır. Menopozun bir hastalık olmadığı, sağlıklı kadının yaşamının doğal bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Genellikle menopoz yaşı 45-55 olarak belirtilmektedir. Düzensiz menstrual periyot, uykusuzluk, sıcak basması ve gece terlemesi, yorgunluk, baş ağrısı, vajinal kuruma, sık idrara çıkma ve idrar tutamama, sık vajinal veya üriner enfeksiyonlar menopozda yaygın görülen fiziksel semptomlardır. Menopoz, ağırlık artışının yaygın olduğu bir dönemdir. Kilolu kadınlarda daha erken görülebilmektedir. Hormonal değişim nedeniyle bazal metabolik hızın azalması ve çoğu kadının bu dönemde hareketsiz bir yaşam sürdürmesi, alınan enerjinin kullanımının azalmasına neden olur. Hormonal değişimler vücuttaki yağ dağılımını etkilemektedir” dedi.

Menopozda kemik kaybına dikkat!

Kemik sağlığının menopoz döneminde daha da önem kazandığını vurgulayan Demircan, “Kadınlarda menopozdan sonra östrojen düzeyindeki azalmaya bağlı olarak kemik kayıp hızı önemli ölçüde artar. Bu dönemde idrarda kalsiyum atımında artış, bağırsaklardan kalsiyumun etkin olarak emilmesindeki azalma ve diyet ile yeterli kalsiyumun alınmaması, kemik kaybının nedenlerindendir. Mineral yoğunluğunun azalması sonucu, kemiklerde zayıflama ve kırık riskinin artması ile karakterize osteoporoz gelişebilmektedir” ifadelerine yer verdi. 

Menopoz döneminde beslenme ve yaşam tarzı büyük önem taşıyor

Menopozda döneminde kalsiyum ve D vitamini ön planda

Beslenme alışkanlıklarının bu dönemde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Demircan, “Yüksek düzeyde kafein, hayvansal kaynaklı protein ve sodyum idrarda kalsiyum atımını artırır. Düzenli egzersiz yapmak, D vitamini ve kalsiyum bakımından dengeli beslenme osteoporozun önlenmesinde çok önemlidir. Yeterli kalsiyumun ve D vitamininin alınması kemik mineral kaybını azaltır, kemik sağlığının korunmasını sağlar. Bu nedenle kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Beslenmemizde kalsiyumun en iyi kaynakları süt ve süt türevleridir (yoğurt, peynir vb). Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve pekmez de kalsiyum açısından zengindir. TÜBER 2015’e göre çay şekeri, reçel, bal vb. basit şekerlerin yerine tam tahıllar, kuru baklagiller vb. kompleks karbonhidratlardan zengin besinler tercih edilmelidir. Kompleks karbonhidrat içeren besinler enerjinin yanı sıra vücudun çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineral ve posayı sağlar” diye konuştu. 

Lif tüketimi ve sağlıklı yağ seçimi menopozda belirleyici

Günlük 25-30 gram lif tüketiminin önemine değinen Demircan, haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketilmesi gerektiğini söyleyerek; “Yapılan bir araştırmada, beslenme alışkanlığı yüksek karbonhidrat tüketimine dayalı olan kadınların daha erken menopoza girdiği tespit edilmiştir. Sağlıklı beslenme için menopozda doymuş ve trans yağların tüketimi azaltılmalıdır. Doymuş yağ ve kolesterol içeriği düşük bir beslenme planı uygulanmalıdır. Kuru baklagiller, tahıllar ve sebze-meyveler posa içeriği yüksek besinlerdir. Günlük posa tüketimi 25-30 gram olmalıdır. Haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketilmesi yeterli posa alımının sağlanması için gerekmektedir. Ayrıca sebze-meyve tüketimi arttırılmalı, kepekli ve rafine edilmemiş ekmek ve tahıl grubu besinler tercih edilmelidir” dedi.

Menopozda su tüketimi ve egzersiz hayati rol oynuyor

Sıvı tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Demircan, düzenli fiziksel aktivitenin de sağlıklı bir menopoz süreci için vazgeçilmez olduğunu hatırlatarak; “Menopoz döneminde 2000- 2500 mL/ gün sıvı tüketimi önerilmektedir. Günde 8- 10 bardak su tüketimi gereksinmeyi karşılamak için uygundur. Tuz tüketimi azaltılmalı, az tuzlu besinler tercih edilmelidir. Sigara ve alkol tüketilmemeli. Fiziksel aktiviteyi arttırmak için her gün veya en azından haftada birkaç gün en az 30 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapılması önerilmektedir” şeklinde konuştu.

Hunat TV - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme