'Sonra yaparım' demeyin! Erteleme alışkanlığına psikologdan uyarı
Günlük yaşamda işleri sürekli son dakikaya bırakmak yalnızca zaman yönetimini değil, erteleme alışkanlığı ve kaygı bozukluğu gibi duygusal sorunları da beraberinde getiriyor. Psikolog Ayşenur Dıvarcı, ertelenen her işin insan zihninde taşınarak görünmez bir yüke dönüşebileceğini belirtti.
Günümüzde yoğun iş hayatı; gündelik yaşamın monotonluğu, mükemmelliyetçilik duygusu, başarısızlık korkusu ve kaygı gibi duygusal nedenler, erteleme alışkanlığına sebep oluyor. Bireyler, özellikle ‘Yarın yaparım’ denilen birçok şeyin aslında yapılmadığına şahit oluyor. Psikolog Ayşenur Dıvarcı, ertelenen her iş nedeniyle bireylerde suçluluk duygusunun arttığına dikkat çekerek, “Ertelediğiniz her iş, zihninizde taşımaya devam ettiğiniz görünmez bir yüke dönüşür” dedi.
Bu alışkanlığın ana sebebi psikolojik süreçler
Dıvarcı, erteleme alışkanlığının altında çoğu zaman psikolojik süreçlerin olduğunu vurgulayarak, “Erteleme alışkanlığının altında çoğu zaman psikolojik süreçler yer alabilir. Kişi mükemmel sonuç elde etme isteği, hata yapma korkusu, başarısız olma kaygısı veya yoğun stres nedeniyle işe başlamayı sürekli erteleyebilir. Ancak ertelemek, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı, stresi ve suçluluk duygusunu artırarak kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
“Büyük hedefler yerine küçük ve ulaşılabilir adımlar...”
Erteleme alışkanlığı döngüsünün kırılması için küçük hedeflere odaklanmak gerektiğini ifade eden Dıvarcı, “Kusursuz olmayı değil ilerlemeyi hedeflemek ve zamanı planlı kullanmak oldukça önemlidir. En önemlisi ise başarısızlığı, kusurları, hataları kabul etmektir. Erteleme davranışı kişinin eğitim, iş veya sosyal yaşamını belirgin şekilde etkilemeye başladıysa, altında yatan nedenlerin değerlendirilmesi için bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması faydalı olacaktır” diye konuştu.
Bakmadan Geçme