Vakit kaybetmeden topraklarınıza dönün
Hidayet Dikilitaş
Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü…
Gelin, tarımın ve hayvancılığın bir topluma, bir ülkeye ve hatta dünyaya nasıl katkı sağladığını hep birlikte gözler önüne serelim.
Her şeyden önce bilinmelidir ki; toprağıyla, hayvanıyla meşgul olan insandan zarar gelmez.
Geçmiş yıllarda yaşadığım kısa bir anımı anlatmak istiyorum. Köyümüzde dar gelirli bir amcamızın satın aldığı yonca balyaları çıkan bir yangında tamamen yanmıştı. Kaybettiği 30 balya için gözyaşlarına boğulan amcamıza köy halkı sahip çıktı. Köyümüzün insanları kendi balyalarından toplayarak ona hediye etti ve o günün sonunda kaybettiği 30 balyanın yerine yüzü aşkın balya toplandı. O gün çiftçi milletinin ne kadar fedakâr olduğunu kendi gözlerimle gördüm. Benzer hikâyeleri koyun sürüsü telef olan vatandaşlarımıza yapılan yardımlarda da defalarca yaşadım.
Bugün gençlerimize ve vatandaşlarımıza “Bu ülke nasıl güçlenir?” diye sorduğumuzda hepimiz farklı cevaplar alıyoruz. Kimisi bilimin gelişmesini, kimisi teknolojinin güçlenmesini, kimisi yerli ve millî yatırımların artmasını söylüyor. Elbette bunların hepsi kıymetlidir. Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır: Eğer bu cennet vatanın tarımını ve hayvancılığını doğru şekilde değerlendirebilirsek, bunun ülkemize sağlayacağı güç birçok doğal kaynağın getirisinden daha büyük olabilir.
Çünkü insanlığı doyuran milletler, her zaman diğer milletlerin saygısını kazanır. Güçlü bir tarım ülkesi, dünyanın en dokunulmaz ve en stratejik ülkelerinden biri hâline gelir.
Bugün devletimiz genç nesillere yönelik ciddi teşvikler ve hibe programları açıklıyor. Bu programların detaylarına baktığımızda durumun ne kadar önemli olduğunu daha net anlayabiliyoruz. Bu yüzden buradan, imkânı olan memleketin tüm evlatlarına sesleniyorum:
Topraklarınıza dönün.
Beton yığınları arasında, duman altında kalmış şehirlerde, yoksulluk sınırının altında maaşlarla ömrünüzü tüketmeyin. Eğer büyüklerinizden size kalan bir avuç toprak varsa, hiç durmadan gidin ve işlemeye başlayın. Çiftlikler kurun, hayvanlar yetiştirin. Bir can büyütmenin verdiği vicdanı, merhameti ve huzuru hayatınız boyunca hissedin.
Bugün teknoloji yarışında büyük ülkelerle mücadele etmeye çalışmak yerine; her köşesi ayrı iklime sahip, şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu cennet vatanın tarımsal gücünü artırmalıyız.
Ve unutmayalım…
Geçtiğimiz pandemide hepimiz gördük ki; son model telefonlar, arabalar ve elektronik cihazlar bir avuç buğday kadar insanın karnını doyuramıyor.
Tarım sadece üretim değildir; bağımsızlıktır, berekettir, gelecektir.
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.
Toprağa emek veren, üretimiyle hayatı ayakta tutan tüm çiftçilerimizin emeği daim olsun.