Süleyman Karacaoğlan

Artık lüks olan şeyler… Normal bir hayat…

Süleyman Karacaoğlan

Normal bir hayat bir zamanlar sıradandı… Hatta kimse üzerine düşünmezdi bile.

Ay sonunda cebinde biraz para kalması,
Ailece dışarıda yemek yemek,
Bir çocuğun istediği oyuncağı alabilmek,
Tatile gitmek,
Hatta bazen sadece rahat nefes almak…

Bunların hiçbiri lüks değildi.

Ama şimdi öyle mi?

Bugün geldiğimiz noktada, ‘normal hayat’ dediğimiz şey, yavaş yavaş ulaşılması zor bir hayale dönüşüyor. İnsanlar artık hayal kurmaktan çok, günü kurtarmaya çalışıyor.

Eskiden insanlar ‘nasıl daha iyi yaşarım?’ diye sorardı,
şimdi ise ‘nasıl idare ederim?’ diye soruyor.

Bir maaşın bir ay yetmesi bile artık büyük bir başarı sayılıyor. Çünkü hesap yapmadan yaşamak neredeyse imkânsız hale geldi. Aslında bu konular sadece ekonomiden kaynaklı değil, bir yandan da hayatın ağırlığının insanların omuzlarına her geçen gün biraz daha binmesi mesele oldu. 

Yorgunluk sadece fiziksel değil artık…
Zihinsel bir yorgunluk var.
Sürekli düşünen, sürekli hesap yapan,
sürekli endişe eden bir toplum haline geldik.

Ve belki de en acısı ise insanlar artık küçük mutlulukları bile ertelemeye başladı.

Bir kitap almak,
bir yerlere gitmek,
kendine zaman ayırmak…

Hepsi daha sonraya bırakılıyor.

Ama o ‘daha sonra’ bir türlü gelmiyor.

Normal olanın lüks haline geldiği bir düzende,
insanların beklentileri de küçülüyor.
Hayaller daralıyor, umutlar erteleniyor.

Oysa bir toplumun en büyük zenginliği, insanlarının huzurudur. Ne kadar üretirsen üret, ne kadar büyürsen büyü, eğer insanlar kendini iyi hissetmiyorsa, orada bir eksiklik vardır.

Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece hayatta kalmaya mı çalışıyoruz?

Çünkü hayat…
sadece geçinmekten ibaret olmamalı.

 

Yazarın Diğer Yazıları