Süleyman Karacaoğlan

Yuva kurmak neden bu kadar zor?

Süleyman Karacaoğlan

Düğün sezonu yazın gelmesiyle yine başladı. Salonlar dolu, davetiyeler basılıyor, sosyal medya yine en mutlu gün kareleriyle dolup taşıyor. Ama bu kalabalığın dışında kalan, sessiz bir gerçek var ki o da evlenmek isteyen ama cesaret edemeyen bir gençlik…

Bugün birçok genç için evlilik, duygusal bir karar olmaktan çıkıp ekonomik bir denklem haline geldi. Ev kiraları, beyaz eşya fiyatları, mobilya maliyetleri… Liste uzadıkça uzuyor. Daha yolun başında olan iki insanın, hayat kurmak için adeta bir servet harcaması bekleniyor. Hal böyle olunca da “biraz daha bekleyelim” cümlesi, gençlerin ortak kararı haline geliyor.

Oysa sorun sadece ekonomi değil. Aynı zamanda zihniyet meselesi.

Toplum olarak yıllardır gençlere farkında olmadan ağır bir yük yüklüyoruz:
“Evin tam olacak”,
“Düğün eksiksiz olacak”,
“Herkes konuşacak kadar güzel olacak…”

Peki gerçekten bunlara gerek var mı?

Gösterişli düğünler, borçla alınan eşyalar, aylarca ödenen taksitler… Daha evliliğin ilk gününden başlayan bir maddi baskı, iki insanın kurduğu yuvaya ne kadar huzur getirebilir? Oysa evlilik bir yarış değil, bir başlangıçtır. Ve başlangıçlar sade olabilir.

Gençlerin artık kendine “Ben evlenmek için mi hazırlanıyorum, yoksa başkalarına göstermek için mi?” diye sormalı. 

Elbette burada sadece gençlere yüklenmek de doğru değil. Ailelere büyük görev düşüyor. Çocuklarının hayatını kolaylaştırmak yerine zorlaştıran beklentilerden vazgeçmek gerekiyor. “El âlem ne der?” düşüncesi, gençlerin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.

Ama gençlere de sorumluluk düşüyor.
Hayatlarını ertelemek yerine, gerçekçi planlar yapmayı öğrenmeliler. Daha küçük, daha sade ama daha huzurlu başlangıçlar yapabilmenin mümkün olduğunu kabul etmeliler. Çünkü önemli olan nasıl başladığınız değil, nasıl yürüdüğünüzdür.
Bir evlilik gerçekten koltuk takımıyla mı başlar, yoksa iki insanın niyetiyle mi?

Asıl mesele düğün yapmak değil, yuva kurabilmektir…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları