Nasipte varsa…
Süleyman Karacaoğlan
Her yıl milyonlarca insanın yüreğini aynı anda titreten bir an vardır o da hac kurası…
Bu yıl da tam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı, isimlerinin okunacağı o anı umutla bekledi. Kimi ilk kez başvurdu, kimi yıllardır sabırla sırasını bekliyor. Ama hepsinin ortak duası aynı “Nasip olur mu?”
Hac, sadece bir yolculuk değil. Bir davet. İnanışa göre herkes gidemez çağrılan gider. Bu yüzden kura sonuçları açıklandığında bazı evlerde sevinç gözyaşları dökülürken, bazı evlerde “seneye inşallah” cümlesi yankılanır. Ama o bekleyiş bile başlı başına bir ibadettir aslında.
2027 yılı için belirlenen takvim de artık netleşti. Hacı adaylarının kutsal topraklara yolculuğu 17 Nisan – 11 Mayıs tarihleri arasında başlayacak. Dönüşler ise 20 Mayıs – 15 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Bu tarihler sadece bir seyahati değil, milyonlarca insan için hayatlarının en anlamlı dönemlerinden birini ifade ediyor.
Bugün hac kurasında adı çıkmayanlar için bu bir eksiklik gibi görünse de belki de bu yolculuğun en kıymetli tarafı sabırdır. Çünkü hac, sadece gidilen bir yer değil, hazırlanılan bir haldir. Maddi hazırlık kadar manevi hazırlık da ister. Belki de yıllarca beklemek, insanı o yolculuğa daha hazır hale getirir.
Tabi unutmamak lazım bu bir yarış değil. Herkesin vakti, herkesin nasibi farklıdır. Kura sadece bir sistemdir asıl belirleyici olan, inananların kalbindeki teslimiyettir.
Bugün adı çıkanlar hazırlığa başlasın. Çıkmayanlar ise umudu diri tutsun. Çünkü bu yolculukta en önemli şey gitmek değil, çağrılmaktır…
Şimdiden kutsal topraklara gidecek olan hacı adaylarının Rabbim ibadetlerini kabul etsin, bizi de çağırılanlardan eylesin…