Yılmaz'dan Terörsüz Türkiye vurgusu: Ekonomiye dev katkı sağlayacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, terörün Türkiye'ye doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu söyleyerek Terörsüz Türkiye hedefinin ülkeye sosyal ve ekonomik açıdan büyük katkılar sağlayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen Millî Güvenlik Konferansları'nın ilk oturumuna katılarak sunum yaptı. İç güvenlik, dış güvenlik ve tematik güvenlik alanlarının ele alındığı konferansta Yılmaz, 2003-2025 dönemi Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerden nüfus politikalarına, savunma sanayiinden bölgesel iş birliklerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın önemli bir geçiş sürecinden geçtiğini belirten Yılmaz, bu dönemlerin hem riskler hem de fırsatlar barındırdığına dikkat çekti. "Bu dönemler en tehlikeli zamanlar" diyen Yılmaz, "Bu dönemlerde yapılan hataların bedeli diğer dönemlere göre daha ağır oluyor ama bu dönemler aynı zamanda doğru konumlanan, iyi stratejiler izleyen ülkeler için bir fırsat. Bu dönemde doğru yapanlar da diğer dönemlerde başaramadıkları kadar hızlı ilerleme kaydediyorlar. Bu dönemde istikrarını koruyan, öngörülebilir politikalar üreten, doğru bir çerçevede hareket eden ülkeler kendilerini pozitif ayrıştırmış olurlar" ifadelerini kullandı.
"Savunma sanayii ekonomik kalkınmaya da katkı sağlıyor"
Savunma sanayiinin yalnızca güvenlik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sektörün ekonomik ve teknolojik kalkınmaya da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Yılmaz, "Savunma sanayiinde nitelikli istihdam, katma değer ve ihracat üretiyorsunuz. Ayrıca burada elde ettiğiniz yetkinlikleri ve teknolojik gelişmeleri sivil endüstrilere yayarak ekonominin topyekûn teknolojik seviyesini yükseltmiş oluyorsunuz" dedi.
"Devlet ve millet aynı yöne bakmalı"
Temel hak ve özgürlükler alanında son 23 yılda elde edilen kazanımlara değinen Yılmaz, devlet ile millet arasındaki uyumun kalkınma açısından önemine işaret etti. Yılmaz, "Bir devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder. Devletin temel bakışı milletin değerleriyle örtüşmek durumundadır. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle ve medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun. Aksi takdirde milletle devlet kavga ediyor gibi bir görüntü ortaya çıkar. Bu da bir ülkenin ayağına vurulabilecek en büyük prangadır" diye konuştu.
Makroekonomik ve finansal istikrarın kalıcı hale getirilmesi, araştırma-geliştirme ve yenilikçiliğin artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı teknolojik gelişimin desteklenmesi, işgücü verimliliğinin yükseltilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele başlıklarının hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Yılmaz, bu alanlarda çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
"AB üyeliği stratejik önceliğimiz"
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefinin stratejik öncelik olmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, Avrupa ile pozitif bir gündem oluşturmak için gayret gösterdiklerini söyledi. Avrupa'nın güvenlik ve rekabet gücü açısından Türkiye'ye olan ihtiyacının daha görünür hale geldiğini belirten Yılmaz, Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinden de memnuniyet duyduklarını ifade etti. Yılmaz, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demir Yolu projelerinin hem ekonomik entegrasyon hem de tedarik zincirlerinin güvenliği açısından öneminin arttığını dile getirdi.
"Terörün maliyeti 2 trilyon doların üzerinde"
"Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye'ye ağır bir ekonomik yük getirdiğini belirterek, "Terörün doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doların üzerinde. Terörsüz Türkiye ile ülkemiz orta ve uzun vadede sosyal ve ekonomik açıdan çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır" dedi.
Bakmadan Geçme