YKS'ye bir hafta kala Psikolog Ünal'dan önemli uyarılar: Kaygı düşmanınız değil
Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala öğrencilerde heyecan ve kaygı düzeyi artarken, Psikolog Ceyda Ünal sınav öncesi yaşanan duyguların doğal olduğunu belirterek önemli tavsiyelerde bulundu. Ünal, sınav öncesi dönemde psikolojik hazırlığın en az akademik hazırlık kadar önemli olduğuna dikkat çekti.
Milyonlarca öğrencinin geleceğini şekillendirecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım başladı. Sınava sayılı günler kala öğrencilerde artan kaygı ve stresin normal olduğunu belirten Psikolog Ceyda Ünal, hem öğrencilere hem de ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Ünal, sınav öncesinde öğrencilerin heyecan, kaygı, belirsizlik, yetersizlik hissi ve başarısızlık korkusu yaşayabileceğini ifade ederek, "Uzun bir hazırlık sürecinin ardından Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) bir hafta kaldı. Bu dönemde birçok öğrenci benzer duygular yaşayabiliyor: Heyecan, kaygı, belirsizlik, yetersizlik hissi, başarısız olma korkusu ve zaman zaman yoğun stres... Öncelikle bilinmesi gereken önemli bir gerçek var: Kaygı her zaman kötü değildir. Kaygı, insanın önemli gördüğü durumlar karşısında ortaya çıkan doğal bir duygudur. Sınav sizin için önemliyse heyecanlanmanız ve kaygılanmanız da oldukça doğaldır. Kaygının varlığı bir sorun değildir ama kaygı yönetilemeyecek kadar yoğun hale geldiyse dikkat edilmelidir. Birçok öğrenci sınava birkaç gün kala şu düşüncelere kapılabilir: 'Ya bildiklerimi unutursam?', 'Ya istediğim sonucu alamazsam?', 'Ya emeklerim boşa giderse?', 'Ya sınav anında panik olursam?' Aslında bu düşünceler geleceğe yönelik tahminlerdir. Oysa hiç kimse geleceği kesin olarak bilemez. Zihin çoğu zaman olumsuz senaryolar üretmeye eğilimlidir. Ancak bir düşüncenin akla gelmesi, onun gerçek olduğu anlamına gelmez. Sınava son hafta kala yapılabilecek en önemli şeylerden biri, eksik yetiştirme telaşına kapılmak yerine mevcut bilgileri korumaya odaklanmaktır. Bu süreç yeni konular öğrenme dönemi değil, sahip olunan bilgileri düzenleme ve zihni sınava hazırlama dönemidir" dedi.
Psikolog Ünal'dan öğrencilere tavsiyeler
Psikolog Ceyda Ünal, öğrencilere çalışma düzenlerini son hafta içerisinde köklü şekilde değiştirmemelerini önererek, düzenli uyku ve dengeli bir çalışma programının önemine dikkat çekti. Sosyal medyada yapılan net ve çalışma saati paylaşımlarının öğrenciler üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini belirten Ünal, "Son hafta boyunca çalışma düzeninizi tamamen değiştirmemeye çalışın. Bir anda çok yoğun çalışmak ya da tam tersine tüm çalışmayı bırakmak genellikle fayda sağlamaz. Uyku düzeninizi koruyun. Özellikle sınava yakın günlerde gece geç saatlere kadar ders çalışmak yerine düzenli uyumaya özen gösterin. Çünkü öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesinde ve dikkat performansında uyku kritik bir role sahiptir. Kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslamaktan uzak durun. Bu dönemde sosyal medyada deneme sonuçları paylaşan, kaç net yaptığını anlatan veya kaç saat çalıştığını söyleyen birçok kişi görebilirsiniz. Ancak her öğrencinin süreci farklıdır. Başkasının performansı sizin başarınızı belirlemez. Son hafta içerisinde sürekli eksiklerinize odaklanmak yerine yaptığınız şeyleri de fark etmeye çalışın. Belki aylar boyunca emek verdiniz, yüzlerce soru çözdünüz, onlarca deneme sınavına girdiniz. Zihniniz yalnızca eksikleri göstermeye çalışsa da başarılarınızı da hatırlamaya ihtiyacınız var. Sınav günüyle ilgili felaket senaryoları üretmek yerine kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanın. Sınav saatini bilmek, gerekli belgeleri hazırlamak, ulaşım planını yapmak ve uyku düzenini korumak gibi konular sizin kontrolünüzdedir" diye konuştu.
Ünal ayrıca öğrencilerin eksiklerine odaklanmak yerine aylar boyunca verdikleri emeği hatırlamaları gerektiğini ifade ederek, sınav günüyle ilgili felaket senaryoları üretmek yerine kontrol edilebilecek konulara odaklanmalarını tavsiye etti.
Ailelere de görev düşüyor
Sınav sürecinin yalnızca öğrenciler için değil aileler açısından da stresli olabileceğini belirten Ünal, bazı ifadelerin öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekerek; "Bu süreç yalnızca öğrenciler için değil, aileler için de heyecanlı ve stresli olabilir. Ancak bazen iyi niyetle söylenen bazı cümleler öğrenciler üzerinde ek baskı oluşturabilir. 'Bu sınav hayatını belirleyecek.', 'Sana güveniyoruz, bizi mahcup etme.', 'Bu kadar çalıştın, artık kazanman lazım.' gibi ifadeler öğrencinin motivasyonunu artırmaktan çok kaygısını yükseltebilir. Sınava son günlerde öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu şey performans baskısı değil, duygusal destektir. Çocuğunuza sık sık ders çalışıp çalışmadığını sormak yerine nasıl hissettiğini sormayı deneyebilirsiniz. Bazen 'Yanındayım.', 'Elinden geleni yaptığını biliyorum.' ve 'Sonuç ne olursa olsun seni seviyoruz.' gibi cümleler öğrencinin kaygısını azaltmada çok daha etkili olabilir. Unutulmamalıdır ki çocuklar yalnızca sınav sonucundan ibaret değildir. Bir sınav, bir öğrencinin değerini, karakterini, potansiyelini veya gelecekteki tüm başarısını belirlemez. YKS önemli bir sınavdır. Ancak hayatın tamamı değildir. Bir sınav sonucu; kişinin zekâsını, karakterini, çalışkanlığını veya gelecekte mutlu olup olmayacağını belirlemez. Bugün başarılı olmuş birçok insanın hayat hikâyesine baktığımızda farklı yolların, farklı başlangıçların ve farklı zamanlamaların olduğunu görebiliriz" dedi.
Bu sınav sizi tanımlamaz
YKS'nin önemli bir sınav olduğunu ancak hayatın tamamını belirlemediğini vurgulayan Psikolog Ceyda Ünal, "Sınava girerken akılda tutulması gereken en önemli şey şudur: Bu sınav geleceğinizi etkileyebilir, ancak sizi tanımlamaz. Sonuç ne olursa olsun, bu sınava hazırlanırken gösterdiğiniz emek, sabır ve mücadele oldukça kıymetlidir. Kendinize güvenin. Derin bir nefes alın. Ve unutmayın... Bu sınav yalnızca hayat yolculuğunuzdaki duraklardan biridir; yolun tamamı değil" şeklinde sözlerini noktaladı.
Bakmadan Geçme